• BIST 107.206
  • Altın 142,629
  • Dolar 3,5525
  • Euro 4,1323
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 34 °C
  • İzmir 34 °C
  • 12 BİN POLİS ALIMINA ÖNLİSANSLARDA BAŞVURU İSTİYOR
  • Kurban bayramı tatili 10 gün mü
  • Isırdığı yeri 3 günde çürütüyor!..:
  • 12 BİN POLİS ALIMINA ÖNLİSANSLARDA BAŞVURU İSTİYOR
  • Kurban bayramı tatili 10 gün mü
  • Isırdığı yeri 3 günde çürütüyor!..:

Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli

Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulunun “Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli, Sorunlarımıza Kalıcı Çözümler Üretmek İçin Çalışmalıdır!”başlıklı açıklama metnidir.

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun “Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli, Sorunlarımıza Kalıcı Çözümler Üretmek İçin Çalışmalıdır!”başlıklı açıklama metnidir.

25.05.2012

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in göreve geldikten sonra yaptığı her konuşmada eğitim emekçilerinin emeğini aşağılayan, az çalıştıklarını, çok para aldıklarını ima eden suçlamalarına Başbakan da katıldı. Başbakan, “Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili 20 gün. Bu haksızlık değil mi?” şeklindeki açıklamasıyla, tıpkı Milli Eğitim Bakanı gibi eğitim emekçilerinin taleplerinden ve haklı mücadelesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, öğretmenlerle diğer kamu emekçilerini karşı karşıya getirmeye çalışarak “ucuz hesaplar” peşinde olduğunu göstermiştir. 

Başbakan'ı bu şekilde konuşmaya ve öğretmenlerin aldıkları ücreti tartışma konusu yapmaya iten en önemli neden 23 Mayıs grevinin yarattığı etki ve Hükümet cephesinde oluşturduğu tedirginliktir. 

23 Mayıs grevinin ülke çapında etkili olması, özellikle eğitim işkolunda katılımın yüzde 100’e yakın gerçekleşmesinin ardından, greve ciddi bir katılım gösteren eğitim emekçilerini hedef alan açıklamalar yapılması manidardır.  

Başbakan’ın izinden giden Milli Eğitim Bakanı'nın daha önce Türkiye’de öğretmenlerin az çalıştığı yönündeki açıklamaları olmuştu. Bakan Bey, Türkiye’deki ilköğretim öğretmenlerin yıllık 870 saatlerini okulda geçirdiğini, bu rakamın OECD ortalamasının 312 saat altında olduğunu iddia etmiş ve öğretmenleri “az çalışmakla” suçlamıştı. Başbakan’ın öğretmenlerin aldıkları ücreti tartışma konusu yapması kabul edilebilir bir durum değildir.  

Başbakan'a hatırlatmak isteriz ki Türkiye’de öğretmenler sadece derslere girmemekte, bunun yanı sıra, özellikle son yıllarda yaygınlaşan Toplam Kalite Yönetimi, İlköğretim Kurumları Standartları uygulamaları, TEFBİS, ADEY, RİDEF vb. ek işlerin yanı sıra, yaklaşık 3600 anket sorusunu yanıtlamak, Bakanlığın ödenek ayırmadığı okullara bağış toplamak için kermes düzenlemek vb. gibi angarya işlerle ders dışı zamanlarda da yoğun bir mesai harcamaktadır. Tüm bu unsurları göz önüne alarak baktığımızda, Türkiye’de öğretmenlerin iş yükünün son derece ağır, harcadıkları emeğin karşısında aldıkları ücretin ise diğer OECD ülkelerine göre oldukça az olduğu görülmektedir.

Türkiye’deki öğretmenler, diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları açısından oldukça geri durumdadır. OECD’nin son olarak açıkladığı Bir Bakışta Eğitim Raporu 2011’e göre Türkiye’de çalışan öğretmenler, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre çok daha fazla çalışmaktadır.

                               Ülkelere Göre Öğretmenlerin Toplam Zorunlu Çalışma Saatleri (Yıllık)    

                                            

                              Kaynak: OECD Bir Bakışta Eğitim 2011 Raporu, sayfa: 428.

Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere, OECD üyesi ülkelerden seçilen 10 ülke arasında en yüksek çalışma saatlerine sahip olan ülke Türkiye’dir. Öğretmenlerin yıllık zorunlu çalışma saati Türkiye’de 1808 saat olarak hesaplanmıştır. Oysa bu kriter çerçevesinde Türkiye’nin de üyesi olduğu OECD ortalaması 1663 saattir. Türkiye’de öğretmenler, OECD ortalamasından her yıl 145 saat daha fazla çalışmakta, söz konusu fazla çalışmaya karşılık, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha düşük ücret almaktadır. Başbakanın eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını göz ardı ederek, yaptığı açıklama hükümetin eğitim emekçilerine hangi gözle baktığını göstermektedir.

Bugün AKP’nin uyguladığı sermaye yanlısı politikalar nedeniyle eğitim emekçilerinin yüzde 80’i borçludur ve üçte ikisi geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalmaktadır. OECD ülkeleri içinde en düşük ücreti ülkemiz öğretmenleri almasına rağmen, Başbakan’ın sanki öğretmenler yüksek ücret alıyorlarmış gibi bir açıklama yapması anlaşılır değildir.

Başbakan'ın Türkiye’de öğretmenlerin ve diğer kamu emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını bizlerden çok daha iyi bilmektedir. Başbakan şunu çok iyi bilmelidir ki eğitim emekçilerinin emeğine hakaret ederek, hükümet olarak yaptığı yanlışların üzerini örtemez.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.