• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • 2017 KPSS PUAN HESAPLAMA ROBOTU
  • Kıdem tazminatı için tercihi çalışan yapacak
  • SGK'DAN DİŞ MÜJDESİ!
  • 2017 KPSS PUAN HESAPLAMA ROBOTU
  • Kıdem tazminatı için tercihi çalışan yapacak
  • SGK'DAN DİŞ MÜJDESİ!

Bülent Arınç: Uluderede herşeyi berbat ettik

Bülent Arınç: Uluderede herşeyi berbat ettik
Başbakan Yardımcısı Arınç, kendisine yönelik suikast iddialarıyla ilgili yetkililerden bilgi almadığını belirtirken, gerekçesini şöyle açıkladı:

Kozmik oda çok tartışıldı. Ne çıktı sormadım. Sıfatımla onları davet etmem veya arayıp sormam, bu kadar dinleme içinde 'Bülent Arınç da savcıyla konuştu' şeklinde karşıma gelir diye korktum doğrusu

Çiğdem TOKER

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç, kendilerine ulaşan istihbarat raporlarına göre terör örgütü PKK'nın, büyükşehirler başta olmak üzere, her yerde ses getirecek eylemler planladığını, sadece asker polis değil, sivil halkı hedef alabileceğini söyledi. Arınç, 'Çok sayıda patlayıcının Türkiye'ye intikal etmesi amaçlanıyor. Çok şükür ki iyi bir istihbarat ve takiple pekçoğu etkisiz hale getirilebiliyor' dedi. Ankara temsilcileriyle iftar yemeğinde buluşan Arınç'ın mesajları şöyle:

TEZKERESİZ GÜVENLİK KUŞAĞI MÜMKÜN MÜ

Halep’teki son bombalamalardan sonra, sığınmacı sayısı 50 binin üzerine çıktı. Artacağını gösteriyor. Hatta biz bazı alanlarda konteynır hazırlamaya çalışıyoruz. Yaşanan bir insanlık dramıdır. Sürekli bu analizler yapılıyor ve bütün seçenekler masada. Sorduğunuz da dahil olmak üzere, onun biraz daha ilerisi, biraz daha yumuşağı hepsi masada.

İRAN’IN TUTUMUNDAN RAHATSIZIZ

İran Esad’ı destekliyor, yaptıklarını görmezden geliyor. Adında İslam olan bir cumhuriyet. Önemli olan İslam ise dünyanın neresinde bir vahşet varsa, sahip çıkmak bir tarafa bunun kınanması lazım.Bu Türkiye ile İran arasındaki ilişkilere zarar verecek bir boyutu gösteriyor. Güven veriyor mu sorusundan ziyade rahatsızlık veriyor diyeyim.

RUHBAN OKULU İÇİN SUÇLANSAM DA...

Heybeliada Ruhban Okulu’nun geçmişini biz biliyoruz. Vakıflardan sorumlu bakan olarak bugüne kadar kimsenin yapmadığı düşünmediği işleri yaptım.

Gayrimenkullerinden kendilerine ait olanları iade ettik. Bundan dolayı suçlanıyor olabilirim. Ama biz meseleye hak noktasından bakıyoruz. Müslümanların vakıflarıyla, farklı inanç gruplarının kurduğu vakıflar arasında, bizim mevzuatımız açısından bir fark yok. 165 tane cemaat vakfı var. Bunların 70 küsuru Rum vakfıdır, 50 küsuru Ermeni vakfıdır, bir tane Maruni, üç Keldani, 20’den fazla Süryani vardır. Bunları biliyoruz. Dolayısıyla Allah rızası için vakfedilmiş bir mameleke, bu vakıflar sahip olmalıdır. Geçmişte yaşanan olaylar sebebiyle bunlara el konulmuş. Onlara getirin belgelerinizi, gerçekten size aitse vereceğiz diyoruz ve veriyoruz.

28 ŞUBATTA KAPATILAN VAKIFLAR AÇILACAK

28 Şubat sürecinde, bazı vakıfların haksız yere kapatıldığını biliyorum. Gayrımenkullerine el konuldu, malvarlıklarına el konuldu. Ekim ayındaMeclis açıldığında kanunu getireceğim. 90 ile 2010 yılları arasında, belli sebeplerle kapatılmış olan vakıfların tamamını açacağız. Gayrımenkullerini kendilerine iade edeceğiz.

BU BİR İNSANLIK AYIBI

Bu sadece aklınıza gelebilecek, Milli Gençlik Vakfı veya Zehra Vakfıyla da ilgili değil. Hepsinin ölçülerine baktık. Bu vakıflar, maalesef hem askeri hem sivil bürokrasi, belli yerlerin fişlemeleri sonucunda – o fişler de elimizde- vakıflara verilen talimatla vakıfların müfettişlerin el yordamıyla hazırladığı Teftiş kurulu raporların sonucunda kapatılmış. Bu bir insanlık ayıbıdır, faciasıdır. Bu hükümet pek çok şeyi başardı. Bunu da başaracağız inşallah. Bu süreçte haksız şekilde kapatılmış olan bütün vakıfların tekrar faaliyete geçmesini sağlayacağız. Elimdeki listede fişlemeler sonucu kapatıldığını düşündüğüm 20 civarında.

ÜÇ DÖNEM ÜSTÜSTE

Üç dönem vekilliği biten belediye başkanlığına aday olabilir mi? Mefhumu muhalifinden olabilir. Bunlar olabilir, dinamizm, yeni yüzlerdir. Tabii partinin kurumsal güç kazandığını da buradan görmemiz mümkün. Nereye gitsem “Siz giderseniz ne olacak?” diyorlar. Ya ne olacak kardeşim, başbakan “ölebiliriz” dedi. Bu parti yaşayacaksa arkadan gelenler yaşatacaklar. Aynı çizgide gidecek, millete güven verecek, partiyi iktidar yapacaklar. Bu partinin 326 içinden 10 tane hükümet çıkarırım ben size. Kaç tane başbakan çıkar bilmiyorum ama çıkar yani.

HEPSİNİN PLANI YAPILIR

Yerel seçimler 2013 olacak gibi görünüyor yerel seçimler. Anayas değişikliği için herhalde 367 bulunacak gibi. O zaman 15 ayımız kalıyor. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimi, ara açılıyor orada. Onun haziranda olması lazım, 60 gün. Altı ay oradan, iki ay da buradan müsait bir zaman var. Ondan sonra da genel seçimler. Yani bunların hepsinin bir stratejisi, planlaması yapılır tahmin ediyorum. Herkes bir yerde görevlendirilir. Ama Ak Parti kadroları çok güçlü

BELEDİYE NİYETİM YOK

Benim belediye başkanlığına filan niyetim yok. Benim ismim de hiçbir yerde geçmiyor. Çünkü çok önceden deklare ettim. 94’te Manisa’da adaydım. 900 oyla kaybettim. Kaybettikten sonra da şükür secdesi yaptım. Çünkü belediye başkanlığını hiç kendime yapabilirim diye, bakabilirim düşüncesiyle yaklaşmadım. Tekrar bu yaştan sonra da dönecek halim yok.

CHP’NİN TALEBİ ÇOK YERSİZ

CHP’nin olağanüstü toplanma talebini yersiz, gayrısamimi buluyorum. CHP, daha önce benzer konuda yapılan toplantıların hiçbirinde, terörün bitmesi için somut bir cümle bile sarf etmedi. Sadece iktidarı suçlamış.. Kılıçdaroğlu’nun hamlesi bence başarılıydı ama sonuç alamadı. Teklif getirmemesi de garipti. Başbakan orada başka bir şey söyledi, MHP’yi BDP’yi beklemeyin ikimiz yapalım dedi ona da hayır dedi.

EKSİĞİ SÖYLEMİYOR

Nedir, yapmamız gereken, eksik olan ne, söylemiyor. Kurultay konuşması çok önemliydi. Ama çok önemsiz bir konuşma yaptı.. Meclis toplandığında siz BDP’lilerin gelip de bu olayların bu boyutun çözümü konusunda PKK talimatları dışında bir şey konuştuğunu duydunuz mu? CHP’nin BDP’nin isteğine CHP’nin arka çıkması. Ve muhtemelen o gün orada iki parti olarak bulunacak olmalarının bence kamuoyuna da bir mesajı olacaktır.

ÖNCE BÖLGEDE”BİZ VARIZ” DE

Sen nasıl bir partisin. O şehirlerin hiçbirinde milletvekilin, teşkilatın bile yok. Çözüme katkı sağlayacaksan, önce orada teşkilat kur. Orada siyaset yap, halka seçenek sun. “Biz de varız”de. “Ak Parti ile BDP arasına sıkışmayın, CHP’yi dinleyin’ de.

SENİN BİR TALEBİN VARDI

Kılıçdaroğlu’nun Meclisi toplama isteğine karşı, “Senin bir talebin vardı, o ne oldu?” diye sorma hakkımız yok mu? Şemdinli’de sıkışan bir avuç teröristin feryadı karşısında, veya onların feryatlarını sana duyuranların arkasına saklanıp Meclis’i toplantıya çağırmanın ne alemi var. Bir tavsiyem, olağanüstü toplantı çağrısından vazgeçsinler. Yoksa o görüntü CHP’nin tabanını fevkalade rahatsız eder.

-Ama sizin anlatmanız isteniyor?

CHP bu konuyu görüşmek istiyorsa, meclisin basın bürosunu kullanamaz mı, genel merkezinin kullanamaz mı? Yaşananlar şudur, biz de şu çözüm önerisiyle geliyoruz diyemez mi?

OYUN BOZULDU

Hepsine engel oldu güvenlik güçlerimiz çok şükür. Oyun bozuldu. Güzel bir istihbarat güzel bir saha çalışması, hevesleri kursaklarında kaldı.

YENİ ANAYASA

Bütün partilerin samimi olduğuna inanıyorum. 20 maddeye geldilerse, başarıdır. Takriben 100 maddelik Anayasa istiyoruz. Beşte biri bitti.. Bundan sonra hızlanır. Ümidimiz aralık sonuna yetişmesi. Yeni anayasa, mahalli seçimlere mutlaka yetişir.

KÖŞK İÇİN OLUMSUZ SENARYO

Bugün herkes, ikisinden birinin cumhurbaşkanlığına aday olursa seçileceğine inanıyor. Üçüncü bir aday ismi telaffuz edilmiyor. Bu çok önemli bir şey. CHP aday çıkarabilse bile umutsuz vaka. MHP zaten iddiası yok. Diğerleri de herhalde bu ikisinden başka aday çıkmaz diyorlar. Sonuç belli şimdiden. Artık yüzde 60’la mı yüzde 59 mu çıkar onu bilemem. Ben referandumda yüzde 60 demiştim, yüzde 58 çıktı.

ÖLÜMLE HAYATI İÇİÇE

İnşallah yüksek bir oy oranıyla cumhurbaşkanımız seçilecek. O gün şartlar ne gerektiriyor. Kim nerededir? Ölümle hayatı iç içe düşünmemiz lazım. Siyasi konjonktüre bakmak lazım, insanların, arzularına bakmak lazım. Ama bunu usulünü tartışan insanlar kendilerine yazık ediyor. Çünkü artık biliyorlar ki ikisinden biri olduğu zaman bu iş bitecek.

-Tüzük engeli?

Ben vakıf kurar Türkiye’yi dolaşırım diyordu. Siz onu unuttunuz. Bazen yakıştırmalar yakışıksız da oluyor, birbirlerine koltuk mu ikram ediyorlar diye. Yahu siyasetin bir gerçeği, sen bugün bunu ikisi arasında görüyorsan, bir üçüncüsüne ihtimal vermiyorsun demektir güzel kardeşim. Ama bence bütün ihtimaller o saat geldiğinde masanın üstünde olur diye düşünüyorum.

KAYMAKLI BAKLAVA

Meseleye bir de şuradan bakın. Kanuna göre, 20 milletvekili bir aday gösterebiliyor. 550’yi 20’ye böldüğünüzde en az 25 aday çıkar. İkisi elde var bir. Ama sayı artabilir. Ama siz ikisi üzerine projektörleri tutar ve bütün tartışmayı onlara göre yapar, ikisinin isminden başka bir isim konuşamaz hale gelirseniz, o zaman bu kaymaklı baklava kardeşim

-Sayın Gül döndüğü zaman Ak Parti lider olarak kucaklayacak mı?

-Abdullah Gül başbakan, Tayyip Bey milletvekili bile değil. Tayyip Bey martta milletvekili oldu, Abdullah Bel, “buyur bu koltuk senin” dedi. Yaşanmış bir olay bu. Ben Meclis başkanıyım. Sen iki numarasın, cumhurbaşkanlığına layıksın dediler, elimin tersiyle ittim. Olmayacak şeyler değil bunlar. Bizim çizgimizde hepsi oldu. Ben FP’de genel başkan adayıyım.Son gün Abdullah Bey’ye bir odaya girdik. “Sen benden daha iyisin bu konuda, hadi sen genel başkan adayı ol” dedim. Kongreye o girdi. Bunları yaşadık. Kılıçdaroğlu’na, hadi gel bakalım genel başkanlıktan desen gelir mi?

ÇOK SAYIDA PATLAYICI

PKK’nın stratejisi Türkiye’nin belli bölgeleri üzerindeki terörist eylemler üzerine yoğunlaştığı, daha çok insan öldürmek, acı çektirmek, sivil halkı da bu ateşin içine atmak. Hakkari Şırnak önemli. Giremedikleri, eylem koyamadıkları yerler var. Ama planlarında, büyükşehirler başta olmak üzere, her yerde ses getirecek eylemler yapmak var. Burada hedef sadece asker ve polis olmayacak, sivil halkı da hedef alabilecekler. İstihbarat raporlarından bize ulaşanlar bunlar. Çok sayıda patlayıcının Türkiye’ye intikal etmesi amaçlanıyor. Çok şükür ki iyi bir istihbarat ve iyi bir takiple, pek çoğu etkisiz hale getirilebiliyor.

CHP TUZAĞA DÜŞMESİN

Foça saldırısı “Foça’da bile yaparız bu işi”.. Terör örgütlerinin birinci amacı, propaganda,panik meydana getirmek. CHP’nin Meclis’i toplantıya çağırırken bunu dikkate alması gerekirdi. Çok acele bir gerekçeyle hazırladılar. Oysa “eylemlerimizden o kadar ürktüler ki, Meclisi bile toplayacak güçteyiz” diye buna gerçeklik payı kazandırmak için böyle bir şeyi alet etmek istemiş olabilirler. CHP’nin tuzağa düşmemesini tercih ederdim.

PKK İNTİHAR SALDIRISINDA

Tabii Kandil, ister Karayılan olsun, ister Duran Kalkan olsun ister Cemil Bayık olsun her birini belli yerlerde..ı var. İntihar saldırıları diyorum çünkü savunma güçlerini yanlarında taşımıyorlar. Geriye dönmek için orada hepiniz öleceksiniz talimatıyla gönderilen gruplar var. Ve ne yazık ki içlerinde 15-16 yaşında çocukların bulunduğunu da biliyoruz.

2012’Yİ ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORLAR

Örgütün 2012’yi çok önemli bir yıl olarak gördüğünü biliyorsunuz. 2012 onlar için belli noktalarda hegemonya kurabilmek için çok önemli bir yıl. Biz de onların bu planlarını bertaraf etmek için çalışıyoruz. Foça’da yaşadığımız olayı dilerim başka yerde yaşamayız. Bir teyakkuz durumundayız.

ULUDERE

Kendi aramızda konuşuyoruz. Konu sayın başbakanın da ısrarlı takibinde. Bunu halkımıza en doğru biçimde açıklamalıyız diyor.

SUİKAST İDDİASI

Üç seneyi geçti beni de cidden rahatsız ediyor. Bana Ankara Emniyet Müdürünün anlattıklarını ben de tv’de söyledim . Basın Bülent Arınç’a suikast diyerek üzerine ateş dökerek gitti. Suikast lafını şahsen hiç kullanmadım. Suikast olacak olsa, bu kadar ahmakça olmaz herhalde.

HİÇ BİLGİ SORMADIM, DİNLEMELERDEN KORKTUM

Herkes haklı olarak ne oldu, bu işin sonu dedi. Orada Kozmik oda çok tartışıldı. Ne çıktı ne çıkmadı, elde edilen bilgi var mı onları bilmiyorum. onlardan elde edilen bir bilgi var mı onları ben bilmiyorum. Sormadım. Şikayetiniz var mı demediklerine göre, sıfatımla onları davet etmem veya arayıp sormam, bu kadar dinleme içinde “Bülent Arınç da savcıyla konuştu” diye karşıma gelir diye korktum doğrusu. Aramadım sormadım. İşi oluruna bıraktım. Biz tevekkül etmiş insanlarız.

Bu kadar ciddi bir şey varsa, iddianame yazılı dava açılır. Yeterli delil bulunamamışsa takipsizlik kararı verilir. Biz ikisini de doğrusu hukuk içinde kabul ederiz ama maalesef sonuçlanmadı henüz.

SEDAT SELİM AY

Bu noktaya gelmiş insanın, geçmişte bir mahkumiyet, en azından disiplinsizlik olmaması lazım. Geçmişi sorgulamak gerekiyor. O gün Bakanlar Kurulu’nda İçişleri Bakanı’na o gün sorduk biz. Ama”15 sene evvelki olaylar bugüne kadar yazılmamış çizilmemiş. Samimi olmayan bir niyeti var” dedi.

BAKANLARIN ÇOĞU OLMAMALIYDI DEMİŞ

Ama bakan arkadaşlarımız konuştu. O gün Bakanlar Kurulu’na kısa süre ben başkanlık ettim. Sayın Başbakan Obama ile telefon görüşmeye çıkmıştı. Bir saat kadar benim bölümümde konuşuldu. Arkadaşlarımızın pek çoğu, “öyle olsa bile hakkında bu kadar iddia ve dedikodu var ise böyle birini bu kadar kritik bir noktaya getirmemeniz gerekirdi “dediler ben o sonucu dışarıda açıklamaya çalıştım, biraz daha nazik ifadelerde.

ETİK KURALLARA DİKKAT ETMEMİZ LAZIM

Etik kurallara dikkat etmemiz lazım. RTÜK’te, arkadaşım olmasına rağmen, “Bak bu kadar şey konuşuluyor, Bunlara inanmayabiliriz ama sen bir kurumu temsil ediyorsun. Bu kurumun başında bu iddialarla oturman doğru değil” dedim. Ama haksız. Haksız da olabilir. Mesela ben kendi dönemimde meclis başkanlığında pek çok kişiyi görevden aldım, başka kurumlara naklettim.

KURANDA BİR DE ŞÜPHELİ DURUMLAR VARDIR

BENCE DOĞRU DEĞİL

Her zaman etik olanın yapılmasını arzu ederim. Bu da İslami bir kuraldır. Bununla ilgisi olur olmaz bilemem. Ama Kuranda helaller ve haramlar apaçık gösterilmiştir. Bir tek nokta var, şüpheli olanlar. Allah diyor ki, siz şüpheli olanlardan da sakının diyor. Haramı açıkça bilirsiniz dindar bir müslümansanız işlemezsiniz. Helalleri açıkça bilirsiniz. Ama bu nedir. Şüpheliyse ben şahsen kaçınırım. Burada da bu kişi hakkında bu kadar iddia varsa, bunlar gerçek olmasa bile bir geri planda tutmak mümkünken getirip bu işten hakkında pek çok iddialar olan bir noktaya bir kişiyi getirmek bence doğru değil.

HÜKÜMETİ YORMANIN DA ALEMİ YOK

Bir işin kanuni olması başka, ahlaki olması başkadır. O noktada tercihimi yapsaydım, çok değerli bir insansa, başka bir yerde görevlendirirdim. Her gün eleştirilebilecek bir noktada hükümeti de yormanın bir alemi yok. Belki kendisi de memnun değil bu iştenAma henüz bu kişi hakkında görevinde bir değişiklik olmadı, bildiğim kadarıyla.

-Nasıl olacak peki?

-Bakanımız o kişiyi çağıracak, hangi görevi istiyorsan seni oraya vereyim diyecek. Mis gibi olacak, olursa.

-Başbakan olumsuz görüş bildirdi ama?

-Burada görev bakana düşer. Başbakana da haklı gerekçelerini söyleyerek bu şeyini değiştirebilir, değiştirmek isterse.

HERŞEY ULUDERE İLE BERBAT OLDU

Halkın bu olaylarda bir kuruşluk dahli yok. Şemdinli ‘nin ayrı bir özelliği var. Yıllardır PKK’ya karşı duran inançlı, devletine bağlı bir halk. Kırsalda mücadele var. Güvenlik güçlerimiz kırsaldan gelirken onları karşıladı. Çok güzel bir taktikte, şehre yaklaştırmadı.

Her şey Uludere ile berbat oldu. Uludere’den önce terörle mücadele halkı o kadar rahatlatmış, halk o kadar memnundu ki. Kim yaptıysa, kim düşündüyse, kim planladıysa, Allah bin defa cezasını versin. O süreçteki başarılı gidişatımızı üzüntüye çevirdi.

Burada eşkıya ile güvenlik güçlerinin araya kalkan yaptığı halkı kurtarmak için yaptıkları bir mücadele. Onlar da ölümüne geldikleri için geriye kaçmayı düşünemeden bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Çünkü yukarıdan geri dönerseniz zaten burada gebereceksiniz diye aldıkları talimat var. Kandil’e olası operasyon konusunda ise

Bunlar konuşulmaz yapılır. Kısmen de yapılıyor. Kandili vurmak 10 kilometre 20 kimotere harekatların yapıldığını zaman zaman biliyorum.

YEREL SEÇİMLER KADİR TOPBAŞ

Kadir Topbaş’dan önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı da adaylığını ilan etti. Doğrusu “niye şimdi diye içimden geçti. Ama tabii haklarıdır. Başarılı olduklarını düşünüyor, geleceğe ait projeleri varsa, bitirmek isteyebilirler. Ama başka birisi de olabilir. Bütün bunların, kendi süreçlerimizde filtresi var. Milletvekili adaylığı ve bakanlığında bu filtrelerden geçiriyoruz. Faydalı olduğunu düşünüyorum.

BEŞİKTAŞ.

En düşük oy oranımız Beşiktaş’ta. İsmail Ünal başkanı yüzde 60’ın üzerinde oyla kazanmış. Beşiktaş’ı bilirim.. Çok başarılı çok büyük işler yapan bir belediye başkanı olarak bu oy oranını almış değil. Ama İstanbul’da öyle yerler var ki Kadıköy, Beşiktaş, biraz Bakırköy gibi geleneksel olarak CHP’nin seçilmeye başarılı olmaya daha yakın yerler.

Beşiktaş’ta Ak Parti’nin başarısızlığı üzerine, 10 sebep sayabilirsiniz. Şimdi bunları giderecek bir strateji uygulanıyor.

KADİR TOPBAŞ BAŞARILI AMA SATAMIYOR

Kadir Topbaş'ın da başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Biraz bunun satmasında problem var. Mustafa Sarıgül nasıl satabiliyor bilmem. Ama geçitlerden geçtim. Bir uçta Dolmabahçed’den geçip öbür uçta Kağıthane’den çıkıyorsunuz. Yani yerin üstünden gitmeye kalksanız, 40 dakikada gidemeyeceğimiz bir yere 11 dakikada gidiyorsunuz. Bunun gibi yedi tane yapı var. Müthiş bir şey.

Ama belediye başkan adayları konusunda 2012 çok önemli. Mutlaka çok güzel bir çalışma yapılacak. Milletvekilinin belediye başkan adayı olması için istifa mecburiyeti yok. Rahatlıkla adaylıklarını koyabilirler. Dolayısıyla başarılı olanların bir dönem daha sınanması gündeme gelebilir.

HAKİMLER HUKUKA VİCDAN EKLEMELİ

Üçüncü yargı paketin Ak Parti tek başına getirdi. Tutukluluğunun cezaya dönüşmemesi gerekir. Bunu artık çocuklar bile biliyor. Kime kabahat bulacağız halk seçti kardeşim. Keşke o partiler de kurtarmak için aday yapmasalardı. Ama sistem böyle bir sistem. Her parti aday gösterebilir. İnsanın kalbini yarıp bakamayız. Aday oldu seçildi tutanaklar verildi 1 senedir maaşlarını alıyor.

ELEŞTİRİLDİM AMA ŞİMDİ HERKES BENİMLE AYNI YERDE

Seçilmiş bir milletvekilinin yeri artık parlamentodur. Bu düşünce asıl olduğu için savundum. Ama yalnız kaldım, eleştirildim. Dostlarımdan büyük serzenişler aldım. Şimdi görüyorum ki, herkes benim dediğim yere geldi. 3. Yargı paketi çıkarken bu sıkıntılar dikkate alındı. ÖYM’ler kendi yetkilerini aşıyorlar, bazı yerlerde bu yetki aşımı zarar veriyor. İkincisi sıfatı, konumu ne olursa olsun, herkese gel diyorlar ve tutuklanıyorlar.

BAŞBUĞ’A TERÖRİST DEMEK VİCDANA SIĞMAZ

Devlette çok önemli görevlerde bulunmuş bir insanı, mesela Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir insanı ben de MGK’da bir iki sene birlikte oldum, yani her suç atfedilebilir, ama “Sen teröristsin kardeşim” demek ne vicdana sığar, ne de hukuka sığar. Adamın asli görevi terörle mücadele. Sen terör örgütü elemanısın anlamına gelen bir iddianame, belki en ağır cezadan daha ağırdır.

O zaman dedim ki, “bunlar nerede duracaklarını bilmiyorlar. Her gel dediklerini içeriye atıyorlar. Kanununda bu adam başbakanın izni olmadan çağrılamaz denen MİT Müsteşarı onlara geldi sıra. Git desen veya adam geldim dese içeriye atacaklar. Bu nasıl bir şey ya. Yeni mahkemeler kurulabilir ve bu mahkemelerde tutuklama veya tahliyeye karar verebilecek olanları heyetten ayırmak lazım. Özgürlük hakiminin değil,veya hangisin koyarsanız koyun bu isimle niteleme yapıldı.

MAHKEMELER ÖZGÜRLÜKÇÜ YAKLAŞMALI

Bütün iş şu anda mahkemelerde. Mahkemelerin ellerindeki dosya durumuna göre, bu kişiler hakkında tutuklama durumlarını tahliye taleplerini daha özgürlükçü bir yaklaşımla ele almaları gerekir.

HAKİMLERİN HUKUKA VİCDANI EKLEMELERİ LAZIM

E, kaçacakları endişesi var. Bana bir sene önce de bu soruyu sordular. Mustafa Bakıcı’yı örnek gösteriyorlardı. Tümgeneral , “vallahi kaçırmayın” dedim onlara. Kaçarsa da varsın kaçsın. Kaçan adam kendine eder. akkındaki bütün şüpheleri delile dönüştürür ve aleyhinde olur. Kaldı ki bu adamlar, bu konumları itibariyle nereye gidecekler, nereye gidebilirler? Dört sene yatan var, beş sene yatan var. Daha ne kadar yatacak bence bunların hukuka, biraz vicdanı da ekleyerek düşünülmesi lazım.

KURBAN OLDUĞUM ALLAH

Nazım Kaynak, Cebeci yurdunda arkadaşımdır. O kadar temiz, yani sütten çıkmış ak kaşık. Yargıtay’a seçildiğini öğrenince çok sevindim. Arkasından Hüseyin Karakullukçu secilince. “Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor” dedim. Ne kadar masum. Bu kaldı üstüme. Okul, mahlle, asker, dava, yurt arkadaşlığı önemlidir Hatta kavga arkadaşlığı yapmak güzel bir şey değil mi? Biz kavgalara da giderdik. Biz 68 kuşağıyız, çoğu zaman dayak yerdik ama giderdik. İkisini de tanıdığımı, ikisinin de arkadaşım olduğunu söyledim..Belli bir dosya için gitmiş görüşmüş, haber altında da hemen “kurban olduğum Allah”. Yahu kardeşim bu olayla benim arkadaşlığım ya da bu sözü söylemem arasında ne gibi bir irtibat olabilir. İnsanız, ve hayat çok mobil.

KİMSE İÇİN KEFİLİM BİZİM ÇOCUKLARDIR DEMEM

Yani Hüseyin Karakullukçu, Danıştay Başkanı olmayı aklından geçirmiş midir talebelik döneminde, hiç zannetmiyorum. Benim Meclis başkanı diye bir hayal kurduğuma hiç inanmayın. Hayat bizi bu noktalara getirdi. Hele hele Danıştay gibi bir yerde Karakullukçu gibi birinin başkan olması, 100 sene düşünsem aklıma gelmezdi. Şimdi bu arkadışımız birileriyle konuşmuş. Şunu bilmemiz lazım. Ben benim arkadaşımdır, tanırım, kefilim, biçim çocuklardır demem. Bunu ne Zahit için ne başkası için söyledik. O zaman ben Yaşar Büyükanıt ile aynı noktaya gelmiş olurum.

EL BEŞİR

El Beşir’in birtakım suçlar işlediği söyleniyor. UCM’de bir dava süreci var. Ülkesinden dışarıya çıkması yasak. Türkiye UCM’ye taraf değil. Biz onun orada işlediği iddia edilen suçları alkışlayan, onaylayan bir noktada değiliz. Ama Sudan’la ilişkilerimizin devamında fayda görüyoruz. Türkiye, El Beşir’e destek olarak ne yapıyor. “El Beşir sen ne güzel adamsın mı sen bu suçları işlemedin mi diyor gel seni bir öpeyim mi” diyor.

PROTOKOL HABERCİLİĞİ YAPMIYORUZ

Karayılan’ın İran’da tutuklandığı haber tartışması konusunda, biz bir haberi değerlendirdik TRT olarak haberi verip vermeme konusunda bir ikilem yaşadık. Ama AA verdi, çünkü onların karşısında TASS AP gibi ajans ağı var. Suçsa suç. Ama biz habercilik peşindeyiz TRT açısından söylüyorum, protokol haberciliği yapmayacağız. Cumhurbaşkanı İstanbul’a gitti başbakan Ankara’da şunu yaptı yok. Haber her yerde bizim için değerlidir. Haber yarışı yapıyorsunuz hepiniz, biz de onun içindeyiz.

MİT İLE İRAN ARASINDA BİLGİ PAYLAŞIMI OLMUŞTU

İran son zamanlarda PJAK’a karşı şiddetli bir savaş veriyordu. Sonra bu savaşın olmadığı veya bırakıldığı ortaya çıktı. Bunları belki MİT Başkanı değerlendirebilirse değerlendirir. Ben konuşulanları söylüyorum.

Mesela Şemdinli’deki olayda İran tarafında teröristlerin orada sığındığı, Şehidan kampı diye bir kamp olduğu Hakurk ve çevresi itibariyle, Kuzey Irak’tan değil, bu sefer İran istikametinden geçişlerin daha yoğun yaşandığı söyleniyor. Tabii, sınırlarımızın güvenliği bize ait. Seyirci kalmamanın ötesinde bizim bunlara mukabele göstermemiz lazım. Ama bu tür bilgiler veya geçişler veya eylemler, geçmişte İran tarafından olmamıştı. Hatta bildiğim MİT ile İran arasında bilgi paylaşımı olmuştu. Ben onların yalancısıyım. Bu bilgi paylaşımında da PKK ile mücadele konusunda sanki bir işbirliğine gidilmişti.akşam

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kıdem tazminatı için tercihi çalışan yapacak22 Mayıs 2017 Pazartesi 23:29
  • SON DAKİKA: ANKARA'DA TERÖRİSTLERLE ÇATIŞMA!22 Mayıs 2017 Pazartesi 00:14
  • PKK'ya ağır darbe, 18 terörist öldürüldü...22 Mayıs 2017 Pazartesi 00:08
  • Genel Başkanımız izin verirse başkanlığa adayım21 Mayıs 2017 Pazar 22:35
  • 6 günde paranızı çekin21 Mayıs 2017 Pazar 11:53
  • İŞKUR : 12 Aydan Fazla İşsiz Kalınmayacak21 Mayıs 2017 Pazar 11:45
  • Asgari Ücret Destek Tutarı Resmi Gazete 201720 Mayıs 2017 Cumartesi 23:12
  • PTT, Kargomat Nedir20 Mayıs 2017 Cumartesi 22:29
  • BAZI MEMURLARIN MAAŞI DÜŞECEK20 Mayıs 2017 Cumartesi 22:21
  • Vergi affı yasallaştı!20 Mayıs 2017 Cumartesi 22:08
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.