• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • 12 BİN POLİS ALIMINA ÖNLİSANSLARDA BAŞVURU İSTİYOR
  • Kurban bayramı tatili 10 gün mü
  • Isırdığı yeri 3 günde çürütüyor!..:
  • 12 BİN POLİS ALIMINA ÖNLİSANSLARDA BAŞVURU İSTİYOR
  • Kurban bayramı tatili 10 gün mü
  • Isırdığı yeri 3 günde çürütüyor!..:

Eğitim Bir Sen Ömer Dinçeri Eleştirdi

Eğitim Bir Sen Ömer Dinçeri Eleştirdi
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmenlerin ilköğretimde ortalama 870 saat, ortaöğretimde ise 756 saat okulda kaldığını belirtmiştir. Bu rakamlar yanlıştır. İlköğretimdeki

Genel Sekreter Ahmet Özer, Yozgat İşyeri Temsilcileri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Bakan Dinçer’in öğretmenlerin çalışma saatleri ve aldıkları maaşlar konusunda yaptığı açıklamayı eleştirdi. Özer, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmenlerin ilköğretimde ortalama 870 saat, ortaöğretimde ise 756 saat okulda kaldığını belirtmiştir. Bu rakamlar yanlıştır. İlköğretimdeki bir öğretmen günde 6 saat derse girmekte ve bu, 180 günde 870 değil, 1.080 saat yapmaktadır. Bakan Dinçer’in vermiş olduğu rakamlar gerçeği yansıtmadığı gibi arada 210 saat gibi büyük bir fark bulunmaktadır. Üstelik haftasonu kursları, etütler, toplantılar, seminerler bu çalışma saatlerine dâhil edilmemiştir” şeklinde konuştu.
 
Genel Sekreter Ahmet Özer, Bakan Dinçer'in açıkladığı 2011 OECD raporundaki dolar cinsinden maaşlar ise, 2009 verilerine göre hazırlandığını belirterek, “Türkiye’de yeni bir ilköğretim öğretmeninin maaşının, yıllık 25.536$ ve OECD ortalamasının 29.767$ olduğu, şeklinde ifade edilen rakamlar da 2009 yılına ait rakamlardır” dedi.
 
4+4+4 modeline de değinen Özer, “Bugün kademeli eğitime bilimsel ve pedagojik olmadığı gerekçesiyle karşı çıkanlar, 28 Şubat’ta neredeydi? 8 yıllık kesintisiz eğitim hangi modele uygundu? O gün bu dayatmaya karşı çıkmayanlar, şimdi ortalıkta dolaşıyorlar. Bunların kendileri bir model de oluşturamazlar, sadece ne olursa olsun ona karşı tavır sergilerler. Paşaların şurasında alınan bu antidemokratik karar, 18. Milli Eğitim Şura kararıyla son bulacak ve eğitimde militarizmin izlerinden biri daha tarihin çöp sepetine atılacak.
 din.jpg
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreterimiz Teyfik Yağcı da yaptığı konuşmada “Toplu sözleşmeye hayır diyenler 28 Şubat’ta 12 Mart ve 12 Eylül’de kendi arkadaşlarını hücrelerde çürütenlerin yargılanmasına, başörtüsü yasağının kaldırılmasına hayır dediler” diye konuştu.  “Biz büyük bir teşkilatız ve büyük bir aileyiz” ifadesini kullanan Yağcı, “Eğitim-Bir-Sen dün bir fidan iken, bugün bir ağaç haline gelmiştir ve sizler bu ağacın Anadolu’nun her köşesine yayılan köklerisiniz. Eğitim-Bir-Sen’in büyük bir misyonu var. Ülkemiz doğum sancısı çekerken, farkımız fark edilmelidir. Sizler, hem eğitimli hem de eğitimci kişiler olarak geleceğin teminatı olan çocuklarımızı, gençlerimizi bir hamur gibi yoğurup en mükemmel şekilde yetişmelerine gayret edeceksiniz. Sizlerin çalışmalarına bu ülkenin, Ortadoğu’nun ve hatta dünyanın ihtiyacı var” şeklinde konuştu.
 
Eylül 2010’daki referandumla elde ettiğimiz toplu sözleşme yasasının 17 aydır çıkmayı bekletilmesini eleştiren Yağcı, “Süreci uzatmakla, gerilen sinirlerimizin budanmış bir yasaya razı olacağını düşünenler yanlış yapmaktadır. Kamu çalışanlarının sabırları bitmiş, sinirleri gerilmiştir. Ama asla ‘Toplu Görüşme Görünümlü Toplu Sözleşme Yasası’na razı olmayız. Yetkililer şunu bilsin ki bu kanun milletin istediği gibi çıkacak ve biz de bu masaya oturacağız. Üniversite çalışanlarının da birçok sorunu bulunuyor, bizler toplu sözleşme masasında üniversite çalışanlarının da mali sorunlarını çözüme kavuşturacağız” ifadelerini kullandı.
 
Toplantıda konuşan Yozgat Şube Başkanı Abdullah Neşeli ise katılımcı, özgürlükçü, demokratik bir cumhuriyet, onurlu bir hayat ve insanca bir ücret için Eğitim-Bir-Sen’li olmanın zorunluluk olduğunu belirtti. Neşeli, “Eğitim-Bir-Sen’e sadece kayıt olmak yeterli değil. Bu yük, bir kişinin veya birkaç kişinin sırtına sarılamayacak ve havale edilemeyecek kadar önemli. Esas olan her etkinlikte bir araya gelebilmek ve sinerjimizi enerjiye çevirmektir” diye konuştu.
 
Abdullah Neşeli konuşmasında; başörtüsü yasağına, katsayıya, milli güvenlik dersine, kesintisiz eğitime karşı çıkarak, oluşmasında katkı ve pay sahibi olduğunuz demokrasi iklimi ve sivilleşme sürecine; öğretmenevi aidatı, 12 bin liralık ferdi kaza sigortası gibi mali hakların iyileştirilmesine yaptıkları katkılardan dolayı bütün üyelerine teşekkür etti.  Milli Eğitim Bakanı Dinçer’e de seslenen Neşeli, “Bizler 25 Bin Dolar ücret almıyoruz. 3 Ay yaz tatili yapmıyoruz. Az çalışmıyoruz. Bizler öğretmen, memur, hizmetli olarak en ücra köylere gidip okulları açıp çocuklarımızı soba yakarak, sınıf temizleyerek, eğitmeye çalışıyoruz. Akşamları da e-okul, anket, sınav işlemleri gibi birçok iş yapıyoruz.  Sizin zannettiğiniz ya da size anlatılanlar gibi yatmıyoruz. Yeter! Bizleri rencide etmeyiniz, bizden söz etmeyiniz” dedi. vatan

MEMURLARA HABER.COM

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.