• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 10 °C
  • ON BİNLERCE ÖĞRETMENE SORUŞTURMA VE CEZA
  • MEB'den Formasyon Açıklaması 2017
  • Maliye Bakanlığı Dolandırıcılık Uyarısı!
  • ON BİNLERCE ÖĞRETMENE SORUŞTURMA VE CEZA
  • MEB'den Formasyon Açıklaması 2017
  • Maliye Bakanlığı Dolandırıcılık Uyarısı!

İŞTE 130BİN ÖĞRETMENİN ATANMASI İÇİN FORMÜL

İŞTE 130BİN ÖĞRETMENİN ATANMASI İÇİN FORMÜL
Ülkemizde 300 bin öğretmen tama beklerken 130binde öğretmen açığı var. İşte hükümetin bir çırpıda 130bin öğretmeni atama yapması için formül

 6 MİLYAR İÇİN 200 MİLYARI YAKTILAR...
 
Efendim biliyorum ki TÜSİAD ve TİSK ekonomistleri vergi borcu taahhütlerinin Hazine'ye devri önermeme karşı çıkacaklar...
Nereden mi biliyorum?..
Çünkü...
1994 krizinden önce "karşılık ayırın para basın, iç borçları basılacak para ile döndürün" dediğimde de karşı çıkmışlar hatta benimle alay etmişlerdi...
1999' yılı sonunda "Batık Banka" muhabbeti yaparak Anadolu Kaplanları'nın bankalarını ellerinden almalarına da karşı çıkmıştım...
Bankalarda battığı / batırıldığı iddia edilenden çok daha fazlasını çıkacak ekonomik krizde kaybedeceğimizi söylemiştim...
Nitekim bankalara el konulduktan sonra yaşanan 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerinde ekonomimiz bir gecede % 50 değer kaybetti...
Yani 200 milyar Dolar...
Çünkü...
Yapılan devalüasyonla Gayri Safi Milli Hasılamız bir gecede 400 milyar dolardan 200 milyar dolara düştü...
Nasıl mı?..
İzah edeyim...
20 Şubat 2001 günü 1 Dolar = 600.000. lira idi....
21 Şubat'ta 1 Dolar = 1.200.000. lira oldu...
20 Şubat gecesi 240 katrilyon lira olan GSMH'mızla 400 milyar dolar satın alabiliyorduk...
21 Şubat'ta GSMH'mızın TL. değeri değişmedi...
Ama...
Paramızın değeri düştüğü için mevcut GSMH'mız ile ancak 200  milyar dolar alabiliyorduk.
Ya da şöyle söyleyeyim...
20 Şubat'ta GSMH'mızın tamamıyla altın alsaydık 10.000 ton (10 milyon kilo) altın satın alabilecektik...
21 Şubat'ta ise alabileceğimiz altın miktarı 5.000 tona ( 5 milyon kilo) düşmüştü ...
Bunun adı yarı yarıya fakirleşme değilse nedir?..
 
Peki...
Anadolu sermayesinin 19 mütevazı bankasında battığı iddia olunan para ne kadardı hatırlıyor musunuz?..
Söyleyeyim...
Sadece 6 milyar dolardı...
28 Şubat askeri darbe ürünü üç kafadarlar (Ecevit - Bahçeli - Yılmaz) 6 milyar Doları kurtarabilmek(!) için 200 milyar dolarımızı yaktılar yani...
Çok geçmeden (1.5 yıl sonra) de halk üç kafadarı yaktı...
Üçünü de meclis dışına attı...
 
Yine de gelin bu uygulamanın tahmini maliyetine bir bakalım…
 
Bir öğrencinin günde içebileceği süt miktarı nedir ki?..
20 santilitreyi geçmesi mümkün mü?..
Tabii ki değil…
Yani haftada 1, ayda 4 litre…
 
7.5 milyon öğrencinin içeceği miktar 30 milyon litre…
Litresi (en çok) 1 liradan; 30 milyon lira…
Yılda 360 milyon lira eder…
Sağlayacağı sosyal faydanın yanında devede kulak…
 
Peki…
Türkiye’de öğretmen açığı ne kadar?..
Söyleyeyim:
130 bin

Bu açığı kapatmak için öğretmen başına ayda ortalama 1.000.—lira maaş verilse 130 milyon lira yapar
Yılda 1 milyar 560 milyon lira…
Türkiye’nin yıllık GSMH’sı içinde ufacık bir rakam…
Ama…
Sağlayacağı sosyal fayda (eğitim ve moral açısından) muazzam yüksek olacaktır…
130 bin ailenin aylık geçim sorununun çözülmesiyle elde edilecek ekonomik fayda ise işin ikramiyesi…

 
Şunu demek istiyorum…
Ak Parti Hükümeti’nin yedi milyonu aşkın çocuğun sağlıklı yetişmesi için yılda 360 milyon lirayı gözden çıkarması nasıl ayakta alkışlanacak bir icraat ise…
Eğitimimizdeki öğretmen açığını kapatmak için cimri davranması da o kadar eleştirilecek bir yanlıştır

Erdoğan gibi cesaretli, sorun çözücü bir Başbakan’a da hiç yakışmıyor biliyor musunuz?..
 
Dedim ya…
Ülkelerin ekonomilerinde öyle “sosyal faydalar” vardır ki; bazen gözden çıkaracağınız 1 liranın sosyal getirisi 10 liranın ekonomik getirisinden çok daha etkilidir...
Ali Babacan geçen gün ne dedi hatırlıyor musunuz?..
Gelin bir kere daha hatırlayalım:
 
“Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz. Gerçek anlamda hukuk devleti olmayan bir Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması da hayal…”
 
Ali Babacan aynı tespitini “eğitim” için de tekrarladı…
Ben buna sağlığı da ekleyeceğim…
Ve diyeceğim ki:
“Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, eğitim ve sağlık sorununu çözmedikçe birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz…”
 
Evet…
Şimdi sıra öğretmen açığını (eğitim sorununu çözmeye) kapamaya geldi…
Lütfen Sayın Başbakan…
Öğretmen açığının kapanmasıyla elde edeceğiniz sosyal fayda; öğretmenler için harcanacak 1.5 milyar liradan çok daha fazla olacaktır…

 
Kaynak mı?..
Söyleyeyim…
Bilebildiğim kadarıyla Maliye Bakanlığı en son vergi uzlaşmasıyla 50 milyar liraya yakın bir ödeme taahhüdü aldı…
Yapılacak olan belli…
Maliye Bakanlığı o taahhütleri Hazine’ye devredecek…
Hazine de o taahhütleri karşılık göstererek Merkez Bankası’ndan para çekecek…
Böylece Merkez Bankası da yaratacağı paranın karşılığını almış olacak…
Çözüm bu...
Uygulaması da çok kolay...
Önemli olan siyasi iradenin kimden yana olacağı...
130 bin öğretmen adayından mı?..
5-6 büyük özel banka patronundan yana mı?..
 
ALİ BABACAN SİYASİ HARAKİRİ Mİ YAPTI?..
 
Sevgili kardeşim Baki Karakol, kenthaber.com’da yayımlanan yazısında Ekonomiden Sorumlu BakanAli Babacan’ın “siyasi harakiri” yaptığına işaret ediyor…
Baki’nin Bakan Babacan’ı bir yandan tebrik ederken diğer taraftan siyasi harakiri yaptığı için uyarmasının sebebi Babacan’ın konuşması…
Hukuk devleti olunmadan birinci sınıf ekonomi, birinci sınıf demokrasi olunamayacağına ilişkin açıklaması…
 
Baki’nin makalesinin başlığı, müptezel bir siyasi particilik açısından doğru tespit…
Ama…
Ali Babacan gibi devlet adamlığını siyaset adamlığının önüne koyan başarılı bir ekonomi bakanı için son derecede tabii…
UmarımAli Babacan’ın haklı uyarıları nedeniyle yakın çevresi Başbakan Erdoğan’ı tahrik etmez…
din.jpgYa da etseler bile Başbakan ağızlarının payını verir…Haftada beş gün, yedi buçuk milyondan fazla öğrenciye süt verilecek… Muazzam bir uygulama bu… Dinlerken ayağa kalktım da alkışladım Başbakan’ı… Biliyorum efendim… CHP’liler “nerede bunun kaynağı?” diye sorarak karşı çıkacaklar… Boş verin… CHP’nin karşı çıktığı her şey o uygulamanın “doğru” olduğunun kanıtıdır… 6 MİLYAR İÇİN 200 MİLYARI YAKTILAR... Efendim biliyorum ki TÜSİAD ve TİSK ekonomistleri vergi borcu taahhütlerinin Hazine'ye devri önermeme karşı çıkacaklar... Nereden mi biliyorum?.. Çünkü... 1994 krizinden önce "karşılık ayırın para basın, iç borçları basılacak para ile döndürün" dediğimde de karşı çıkmışlar hatta benimle alay etmişlerdi... 1999' yılı sonunda "Batık Banka" muhabbeti yaparak Anadolu Kaplanları'nın bankalarını ellerinden almalarına da karşı çıkmıştım... Bankalarda battığı / batırıldığı iddia edilenden çok daha fazlasını çıkacak ekonomik krizde kaybedeceğimizi söylemiştim... Nitekim bankalara el konulduktan sonra yaşanan 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerinde ekonomimiz bir gecede % 50 değer kaybetti... Yani 200 milyar Dolar... Çünkü... Yapılan devalüasyonla Gayri Safi Milli Hasılamız bir gecede 400 milyar dolardan 200 milyar dolara düştü... Nasıl mı?.. İzah edeyim... 20 Şubat 2001 günü 1 Dolar = 600.000. lira idi.... 21 Şubat'ta 1 Dolar = 1.200.000. lira oldu... 20 Şubat gecesi 240 katrilyon lira olan GSMH'mızla 400 milyar dolar satın alabiliyorduk... 21 Şubat'ta GSMH'mızın TL. değeri değişmedi... Ama... Paramızın değeri düştüğü için mevcut GSMH'mız ile ancak 200 milyar dolar alabiliyorduk. Ya da şöyle söyleyeyim... 20 Şubat'ta GSMH'mızın tamamıyla altın alsaydık 10.000 ton (10 milyon kilo) altın satın alabilecektik... 21 Şubat'ta ise alabileceğimiz altın miktarı 5.000 tona ( 5 milyon kilo) düşmüştü ... Bunun adı yarı yarıya fakirleşme değilse nedir?.. Peki... Anadolu sermayesinin 19 mütevazı bankasında battığı iddia olunan para ne kadardı hatırlıyor musunuz?.. Söyleyeyim... Sadece 6 milyar dolardı... 28 Şubat askeri darbe ürünü üç kafadarlar (Ecevit - Bahçeli - Yılmaz) 6 milyar Doları kurtarabilmek(!) için 200 milyar dolarımızı yaktılar yani... Çok geçmeden (1.5 yıl sonra) de halk üç kafadarı yaktı... Üçünü de meclis dışına attı... Yine de gelin bu uygulamanın tahmini maliyetine bir bakalım… Bir öğrencinin günde içebileceği süt miktarı nedir ki?.. 20 santilitreyi geçmesi mümkün mü?.. Tabii ki değil… Yani haftada 1, ayda 4 litre… 7.5 milyon öğrencinin içeceği miktar 30 milyon litre… Litresi (en çok) 1 liradan; 30 milyon lira… Yılda 360 milyon lira eder… Sağlayacağı sosyal faydanın yanında devede kulak… Peki… Türkiye’de öğretmen açığı ne kadar?.. Söyleyeyim: 130 bin… Bu açığı kapatmak için öğretmen başına ayda ortalama 1.000.—lira maaş verilse 130 milyon lira yapar… Yılda 1 milyar 560 milyon lira… Türkiye’nin yıllık GSMH’sı içinde ufacık bir rakam… Ama… Sağlayacağı sosyal fayda (eğitim ve moral açısından) muazzam yüksek olacaktır… 130 bin ailenin aylık geçim sorununun çözülmesiyle elde edilecek ekonomik fayda ise işin ikramiyesi… Şunu demek istiyorum… Ak Parti Hükümeti’nin yedi milyonu aşkın çocuğun sağlıklı yetişmesi için yılda 360 milyon lirayı gözden çıkarması nasıl ayakta alkışlanacak bir icraat ise… Eğitimimizdeki öğretmen açığını kapatmak için cimri davranması da o kadar eleştirilecek bir yanlıştır… Erdoğan gibi cesaretli, sorun çözücü bir Başbakan’a da hiç yakışmıyor biliyor musunuz?.. Dedim ya… Ülkelerin ekonomilerinde öyle “sosyal faydalar” vardır ki; bazen gözden çıkaracağınız 1 liranın sosyal getirisi 10 liranın ekonomik getirisinden çok daha etkilidir... Ali Babacan geçen gün ne dedi hatırlıyor musunuz?.. Gelin bir kere daha hatırlayalım: “Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz. Gerçek anlamda hukuk devleti olmayan bir Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması da hayal…” Ali Babacan aynı tespitini “eğitim” için de tekrarladı… Ben buna sağlığı da ekleyeceğim… Ve diyeceğim ki: “Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, eğitim ve sağlık sorununu çözmedikçe birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz…” Evet… Şimdi sıra öğretmen açığını (eğitim sorununu çözmeye) kapamaya geldi… Lütfen Sayın Başbakan… Öğretmen açığının kapanmasıyla elde edeceğiniz sosyal fayda; öğretmenler için harcanacak 1.5 milyar liradan çok daha fazla olacaktır… Kaynak mı?.. Söyleyeyim… Bilebildiğim kadarıyla Maliye Bakanlığı en son vergi uzlaşmasıyla 50 milyar liraya yakın bir ödeme taahhüdü aldı… Yapılacak olan belli… Maliye Bakanlığı o taahhütleri Hazine’ye devredecek… Hazine de o taahhütleri karşılık göstererek Merkez Bankası’ndan para çekecek… Böylece Merkez Bankası da yaratacağı paranın karşılığını almış olacak… Çözüm bu... Uygulaması da çok kolay... Önemli olan siyasi iradenin kimden yana olacağı... 130 bin öğretmen adayından mı?.. 5-6 büyük özel banka patronundan yana mı?.. ALİ BABACAN SİYASİ HARAKİRİ Mİ YAPTI?.. Sevgili kardeşim Baki Karakol, kenthaber.com’da yayımlanan yazısında Ekonomiden Sorumlu BakanAli Babacan’ın “siyasi harakiri” yaptığına işaret ediyor… Baki’nin Bakan Babacan’ı bir yandan tebrik ederken diğer taraftan siyasi harakiri yaptığı için uyarmasının sebebi Babacan’ın konuşması… Hukuk devleti olunmadan birinci sınıf ekonomi, birinci sınıf demokrasi olunamayacağına ilişkin açıklaması… Baki’nin makalesinin başlığı, müptezel bir siyasi particilik açısından doğru tespit… Ama… Ali Babacan gibi devlet adamlığını siyaset adamlığının önüne koyan başarılı bir ekonomi bakanı için son derecede tabii… UmarımAli Babacan’ın haklı uyarıları nedeniyle yakın çevresi Başbakan Erdoğan’ı tahrik etmez… Ya da etseler bile Başbakan ağızlarının payını verir… Rota Haber-M. Bayraktaroğlu

MEMURLARA HABER.COM

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.