• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • ANKARA VE SİİRT SYDV MEMUR ALIMI 2017
  • Yasalaştı! Maaşları devlet verecek
  • iş arayanlara 607 tl verilecek
  • ANKARA VE SİİRT SYDV MEMUR ALIMI 2017
  • Yasalaştı! Maaşları devlet verecek
  • iş arayanlara 607 tl verilecek

İşte İzmirin riskli deprem bölgeleri

İşte İzmirin riskli deprem bölgeleri
İşte İzmirin riskli deprem bölgeleri

İZMİR’de dün saat 17.48’de merkez üssü İzmir’in Karaburun İlçesi ile Yunanistan’ın Midilli Adası arasında, Foça İlçesine 10 kilometre uzaklıkta denizde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki depremden sonraki ilk 17 saatte 50’a yakın artçı deprem oldu. Uzmanlar 4.4 büyüklüğündeki bazı artçıların bağımsız depremler de olabileceğini belirtti.İzmir’deki artçı deprem fırtınası devam ediyor. Dün merkez üssü Foça-Karaburun ilçeleri arasında Ege Denizi’nde meydana gelen gelen 5.0 büyüklüğündeki depremden sonra çoğu 1.9 ile 3.3 büyüklüğü arasında 17 saat içinde 50 artçı deprem Foça ve Karaburun dışında hissedilmemesine karşın devam etti. Bu sabah da saat 09.40’da yerin 10.7 kilometre altında 4.4, saat 09.45’de yerin 13.2 kilometre altında 3.3, 09.48’de de yerin 9.3 kilometre altında 4.1 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Merkez üssü Ege Denizi olarak verilen bu depremler kıyı şeridinde hafif hissedildi.

FARKLI DEPREMLER OLABİLİR 

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof.Dr. Zafer Akçığ, devam eden depremlerle ilgili detaylı araştırmaların sürdüğünü ancak 4.4 büyüklüğünde olan depremlerin bağımsız meydana gelmiş olabileceğini söyledi. Prof.Dr. Akçığ, "Bölgede aktivite var. Derinlikler farklı olarak geliyor. Bize göre yüzde 90 Seferihisar’dan gelen fayın Karaburun-Foça arasındaki kuzey ucu. 2 ve 3.3 büyüklüğündeki depremler artçı. Ancak, 4.4 büyüklüğündekiler için aynısın söylemek zor. Bağımsız deprem olabilir. Aynı lokasyonda olmayabilirler" dedi.

Prof.Dr. Akçığ, tarihsel kayıtlarda bugüne kadar bu bölgede 6.5 ve 6.6’dan büyük deprem gözlemlenmediğini söyledi. En büyük yıkımlı depremi tarihte İzmir fayının ürettiğini belirten Prof.Dr. Akçığ, genelde sürekli aktivetisi çok olan bir bölge olduğunu belirtti. Prof.Dr. Akçığ, "Yapılan araştırmalara göre Ege Bölgesi’nde 2007-2009 yılları arasında 1 ve 4 büyüklüğünde 16 bin deprem oldu. 2009 yılında 11 ayda 8200 deprem var. Depremin büyüklüğü 5’e ulaştığında kamuoyunda farkediyor. 4 ve üzerini çok yakındaki yerleşimler hissediyor. Son depremi izliyoruz. Detaylar ortaya çıkınca daha net konuşabiliceğiz" dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü öğretim üyesi jeofizikçi Prof. Dr. Atilla Uluğ ise bölgede bilenen ayrı bir fay olmadığını, Midilli fayının paralelinde bir fayda meydana geldiğini söyledi. İzmir’de 7 büyüklüğüne kadar terihte depremler olduğunu, bölgedeki fayların herhangi birinde ne zaman olduğunu bilinemeyen bir gün yeniden olabileceğini belirten Prof.Dr. Uluğ, "Karaburun-Foça arasında doğu-batı atımlı bir fay yoktu. Karaburun fayının kuzeyinde Sakız fayı var. Midilli fayı var. Bölgede çok sayıda büyük fay var. İncelemeler sürüyor" dedi. Prof.Dr. Uluğ, artçıların süreceğini belirterek, öncelikle İzmir’de yapı stoğunun bir an önce yenilenmesi gerektiğini belirtti.

DÜZLÜK ALANLAR RİSKLİ 

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü öğretim üyesi jeofizikçi Prof. Dr. Atilla Uluğ, kötü zemin yapısı nedeniyle 6.5 büyüklüğünde bir depremde İzmir’in yarısının tahrip olacağını iddia etti.

Prof. Dr. Uluğ, Karaburun Foça arasında denizde meydana gelen depremde ortaya çıkan fayın daha önceden bilinmediğini söyledi. Artçıların bir süre daha devam edebileceğini belirten Prof. Dr. Uluğ, "Bu yırtığın büyüklüğüne bağlıdır. Önce 5 kilometrek uzaklık içinde meydana geliyor. Daha sonra 25 kilometreye kadar yayılabilir. Zaman içinde olması bizim için bir anda enerjinin açığa çıkmasından daha iyi olur" dedi.

Son depremin Karaburun fayını tetikleyebileceğini çünkü dik kestiğini belirten Prof.Dr. Uluğ, ancak Karaburun fayındaki enerji birikiminin ne durumda olduğunun bilinmediğini söyledu. Prof.Dr. Uluğ, "Yani bardağın doluluğu nereye kadar geldiğini bilemediğimiz için tetikleme zamanını da bilemeyiz. Belki hemen de olabilir, 30-40 sene sonra da olabilir. Bu nedenle hemen tetiklenir söylemi doğru değil. İzmir kötü zemin yapısı nedeniyle çok etkileniyor. Çünkü önemli olan depremin kente etkisidir. Kentin içinde 7.5 olması gerekmiyor. İzmir’de 6.5 büyüklüğündeki bir depremin kentin yarısını tahrip edeceğini uzmanlar söylüyor" dedi.

Uluğ, olası büyük depremden en çok etkilenecek yerlerin düzlük alanlar, denizden kazanılmış, içinde su olan zeminler olduğunu söyledi, "Bunların üzerine ağır ve büyük yapılar konduğunda zemin depremde taşımaz hale geliyor. Sıvılaşma, çökme oluyor. İzmir’in düzlük alanları Narlıdere Sahilevleri’nden başlayan Pınarbaşı, Bornova ovası, Karşıyaka, Mavişehir’e kadar olan düzlük alanlar risk altındadır" dedi.

 hürriyet

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.