• BIST 104.918
  • Altın 147,025
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 23 °C
  • MEB Müsteşarı açıkladı! TEOG'un yerine o sistem geliyor
  • 2018 SYDV PERSONEL ALIMLARI
  • 100 BİN İŞÇİ ARANIYOR..
  • MEB Müsteşarı açıkladı! TEOG'un yerine o sistem geliyor
  • 2018 SYDV PERSONEL ALIMLARI
  • 100 BİN İŞÇİ ARANIYOR..

Kırıkkale Üniversitesinde KIYIM Yaşanıyor!

Kırıkkale Üniversitesinde KIYIM Yaşanıyor!
Türk Eğitim-sen Kırıkkale Şube Başkanı A.Yücel Karabacak’ın “Kırıkkale Üniversitesinde Yöneticilik Görevinde Bulunan Sendika Üyelerimizin Görevden Alınmasına” İlişkin Basın Açıklaması

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİNDE KIYIM
 
Kırıkkale Üniversitesinde üç sendika üyemiz Rektörlüğün kadrolaşma çalışmaları sonucunda Yönetimin keyfi uygulamalarına maruz kalarak mevcut görevlerinden usulsüz şekilde alınarak alt, hatta birkaç alt göreve verilmiş ve bu makamlara kendi yandaşları atanmıştır. Devlet Memurlarının görev yetki ve sorumlulukları yasalarla belirlendiği halde, idarece bu hususlar göz ardı edilmektedir. Sendikamız üyesi olan üç Yüksekokul Sekreteri görevlerinden alınarak Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Sekreteri Şube Müdürlüğü kadrosuna atanarak geçici görevlendirme ile Kütüphane ve Dokümantasyon   daire başkanlığında görevlendirilmiştir. Rektörlüğü elinde bir güç olarak gören ve bu gücü pervasızca kullanan rektör Keskin ve Delice Meslek Yüksekokulunun ihtiyacı olmadığı halde başka birimlerin ayniyat saymanlarını belirtilen müdürlüklerin kadrosuna atamış ve bu kişileri Yüksekokul sekreterliğine, yüksekokul sekreteri olan üyelerimizi ise Yüksekokul Sekreterliği yaptıkları birimlerine ayniyat saymanı olarak atamıştır. Bu atama işlemlerinden sonra idare üyelerimize üstünlerin hukuku kapsamında Yasa ve Yargı kararlarına uymayarak aylıktan kesme cezası vermişlerdir. Ayrıca sendika üyelerimiz çeşitli psikolojik baskılara maruz kalmaktadırlar.
 
Yükseköğretim Üst kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede idari personellerin görev tanımları yapıldığı halde Eğitim-Öğretim ile alakalı olan öğrenci staj işlemleri hakkında arkadaşlarımız idarece mağdur edilmişlerdir. Rektörlükçe suç unsuru olarak kabul edilmiş olan fiili gerçekleştiren ve bir milletvekilnin yakını olduğu bilinen Fakülte Sekreteri hakkında herhangi bir işlem yapılmamış olması Rektörlüğün bu konuda taraflı davrandığının ve Anayasanın eşitlik ilkesi hükümlerine uymadığının göstergesidir.
 
İdare, Strateji Daire Başkanını görevden alarak başka bir birimde görevlendirmiş Hukuki mücadelesini kazanan Daire Başkanı, mahkemenin kararına uyulmayarak Rektör danışmanı olarak –alt görev- görevlendirilmiştir.
 
Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Dairesi Başkanını görevden alarak Şube Müdürü olarak atamasını yapmış ve yerine şef olarak görev yapmakta olan kişiyi Daire Başkanı olarak atamıştır. Görevden alınan Daire Başkanı Kırıkkale İdare mahkemesinin kararı gereğince Daire Başkanlığı kadrosuna yeniden atanmış ve Rektörlük bu işlemlerinden dolayı tazminata mahkum edilmiştir.
 
Ancak Rektörlük Mahkeme Kararını etkisiz hale getirmek için bu Daire Başkanını da Rektör Danışmanı olarak –alt görev- görevlendirerek Şube Müdürünü Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığına bu kez Vekaleten görevlendirmiştir.
 
Son olarak ise geçen hafta Üniversite Genel Sekreteri görevinden alınarak iki alt göreve verilmiştir.
 
Kadrolaşmak amacında olan idarenin ‘Daire Başkanı ve Yüksekokul Sekreterliklerine yapılan bu atamaların aslında şube müdürlüğü kadrolarına yapılacak ve önceden tasarlanmış atamalar için doğrudan yapılması halinde uyulması gerekecek şartları bertaraf etmek için bir basamak olarak kullanmak amacıyla yaptığını ve bu durumun, görevi kötüye kullanarak alt kadrolardan üst kadrolara koşulsuz ve sınavsız geçiş sağlama amacı taşıdığı yukarıda belirtilen olayda görülmektedir. Önceki kadro unvanı ‘Şef ’,olan kişi bu şekilde Şube Müdürlüğüne getirilmiştir.
 
Üniversitelerde Yüksekokul. Meslek Yüksekokul ve Enstitü Müdürleri bu görevlere 3 yıl süre ile atanırlar. Mevcut Rektör geçmiş yıllarda Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürütmekte iken o zamanki Rektör tarafından görevinden alındığında Hukukun üstünlüğüne inanarak Yüce Türk Adaletine güvenerek dava açmış ve görevine dönmüştür. Mağdur olduğunda Hukukun üstünlüğüne inanan Rektör yetki ve sorumluluk elinde olduğu süre zarfında Hukukun üstünlüğüne değil Üstünlerin Hukukuna inandığını, yapmış olduğu yukarıda belirttiğim icraatlarıyla göstermektedir. Üyelerimizin durumları ile ilgili bu süreçler yargıya taşınmıştır. Adaletin bir gün herkese lazım olacağını biliyoruz ve Yüce Türk Adaletine güveniyoruz.
 
Geçmiş dönemlerde hep mağdur oldukları serzenişinde bulunan Rektör ve ekibinin şu anki tutum ve davranışlarıyla insanlara kendilerine yapılan zulümden daha fazlasını yaptıklarını görmelerini ve bilmelerini umuyorum.Kimse unutmasın ki “Her hesabın da bir tersi, her zulmün bir süresi vardır.” Rektör dahi olsanız sizin göreviniz, kanunları, yönetmelikleri ve mevzuatı uygulamaktır.”Benim de bir rengim var.” diyerek tarafını kendi renginden yana koyan bir rektör güvenilirliğini yitirmiştir. İdeolojik bir yaklaşım ancak kutuplaşmaya sebebiyet vereceği gibi çalışma barışını da kesinlikle bozacaktır.Çalışanlar huzursuz,geleceğinden emin olamadan idareye karşı güvensiz ruh hali içersine girecektir.Bu durum verimsiz bir çalışma ortamı oluşturacaktır.Bir Rektörün tarafı çalışanların hak ve hukukunu korumak yönünde olmalıdır. Adalet temel düsturu olmalıdır.Zira adaletin olmadığı yerde yıkım ve kargaşa olacaktır.Üniversitede mağduriyet yaşayan her çalışanın vebali rektörün omuzlarındadır.
 
Buradan Rektör Ekrem YILDIZ’a ve bu hukuksuzluğa ve hak gaspına taraf olan herkese sesleniyorum:Bu hak gaspı bir kıyımdır. Rektör bu kıyıma bir an evvel dur demelidir. Güç ben de deyip çalışanlar ezilmemelidir.Hak ve adalet bir an evvel tesis edilmeli, bundan gayrı hukuksuzluğa ve haksızlığa müsaade edilmemelidir. Sayın Rektör bilmelidir ki vicdanı kendisini asla rahat bırakmayacaktır Unutmayın ki sizin gücünüz çalışanın mesleki,özlük ve kişilik haklarına kadardır.Bu hakkı gasbetmeye de kimsenin gücü yetmez, yetmeyecek de..Hiç kimse de böyle bir şeyi aklından geçirmesin.
 
Türk eğitim-sen olarak haklı davamızdan   asla geri adım atmayacağız.Bilinmelidir ki zordan güç doğar.Sendika üyelerimize yönelik bu taraflı ve haksız tutum bizleri birbirimize daha çok kenetleyecek, mücadele azmimizi artıracaktır.Kim olursa olsun bu kararlı ve dik duruşumuzu bozamayacaktır.Ve hukuk önünde bunun hesabını verecektir bu Rektör dahi olsa.
 
Türk Eğitim-sen, üyelerinin mağdur edilmesine,hak ve hukukunun çiğnenmesine asla müsaade etmeyecektir.Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizi mağdur edenler, hakkını gasbedenler karşılarında Türk Eğitim-senin birlik ve beraberlik içerisinde kararlı, güçlü, haklı ve korkusuz duruşunu bulacaktır.Ve bu duruşu bozmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir. Üyelerimizin yalnız olduğunu düşünenler büyük bir gaflet ve yanılgı içerisindedirler. Zira onların yanında Türkiye’nin en güçlü ve köklü teşkilatı Türk Eğitim-sen vardır. Sonuna kadar da yanlarında olacaktır. Kimse kendini hukukun üstünde görmemelidir. Zulmedenler, bunun karşısında Türk Eğitim-senin olacağını hafızasına hıfz etmeli ve hesabını buna göre yapmalıdır.Sayın Rektör yaptığı hatadan, bu yanlış yoldan bir an evvel dönmeli hakkın ve hukukun yoluna girmelidir.Sayın Rektöre son olarak Şeyh Edebalinin şu sözlerini hatırlatıyor doğru olana davet ediyorum : “Yükseklerde yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”                                         
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.