• BIST 108.732
  • Altın 173,655
  • Dolar 4,0919
  • Euro 4,9820
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 29 °C
  • BU ÜÇ BANKAYA BORCU OLANLAR DİKKAT!
  • Görenlerin yürekleri burkuluyor! Güneşe çıktıklarında.
  • BÜTÜN ACİL NUMARALARI TEK NUMARA OLUYOR.. İŞTE YENİ NUMARA..
  • BU ÜÇ BANKAYA BORCU OLANLAR DİKKAT!
  • Görenlerin yürekleri burkuluyor! Güneşe çıktıklarında.
  • BÜTÜN ACİL NUMARALARI TEK NUMARA OLUYOR.. İŞTE YENİ NUMARA..

Memur Sen: Yeni öğretmen yıllık 27 bin dolar kazanıyor

Memur Sen: Yeni öğretmen yıllık 27 bin dolar kazanıyor
Memur Sen: Yeni öğretmen yıllık 27 bin dolar kazanıyor

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, öğretmen ataması ve derslik yapımında dezavantajlı bölgelere öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.

Yalçın, bir otelde düzenlenen panelde, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan "Eğitime Bakış 2017: İzleme ve Değerlendirme Raporu"na ilişkin bilgi verdi.

Raporla daha etkin, verimli ve kaliteli bir eğitim sisteminin tesis edilmesine katkı sağlanmasının amaçlandığını belirten Yalçın, çeşitli göstergelere ilişkin verilerle eğitim sisteminin gelişme gösteren alanları ile sorunlu alanlarını tespit ettiklerini söyledi.

Yalçın, eğitim sistemini iyileştirmek için yapılacak reformların veri temelli olarak gerçekleşmesinin önem arz ettiğini ifade ederek, "Veri temelli olarak hareket ettiğimizde kaynakları daha etkin bir şekilde dağıtarak hem eğitim sistemini iyileştirme hem de sistemdeki eşitsizlikleri ortadan kaldırma imkanına sahip oluruz." dedi.

Yalçın, raporun hazırlanmasında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) gibi kuruluşlar tarafından yayımlanan açık verilerle OECD'nin her yıl yayımladığı Bir Bakışta Eğitim, TIMSS ve PISA verilerinin kullanıldığını bildirdi.

- Okullaşa oranı arttı

Eğitim sisteminde son yıllarda birçok alanda önemli gelişmeler olduğunu, OECD ortalamalarına yaklaşıldığının görüldüğünü söyleyen Yalçın, "Okullaşma oranları, son yıllarda oldukça artmış, 6-9 ve 10-13 yaş arası okullaşma oranları yüzde 99'a ulaşmıştır. 5 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 70'e, 14-17 yaş grubunda ise yüzde 87'ye çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

Yalçın, okul öncesi ve ortaöğretimdeki gelişmelere rağmen okullaşma oranının halen OECD ortalamasının altında olduğunu belirterek, bölgelerdeki okul öncesi ve ortaöğretime erişimde farklılıkların sürdüğünü savundu.

Yalçın, eğitim sisteminde, yükseköğretim dışındaki öğrenci sayısının 17 milyondan fazla olduğuna dikkati çekerek, "Birçok ülkenin nüfusundan daha büyük sayıda öğrencimiz okullarda öğrenim görmektedir. 1 milyon 750 bin kişi ise açık öğrenim görmektedir. Bunların önemli çoğunluğu ortaöğretim öğrencisidir. Maalesef bu durum, açık öğretim liselerinin çoğunlukla başarısız öğrencilerin yönlendirildiği bir tür depo olma özelliğini devam ettirdiğini göstermektedir." diye konuştu.

- "Lise mezunlarının oranı yüzde 60'a yükseldi"

Son yıllarda okullaşma oranının artmasıyla birlikte, lise ve üstü mezun oranında önemli artış yaşandığını ifade eden Yalçın, "2009-2016 yılları arasında 18-21 yaş grubu arasındaki kişilerin lise mezunu olma oranı yüzde 48'den yüzde 60'a yükselmiştir. Ancak bu oran, OECD ortalamasından düşüktür." dedi.

Eğitim sistemindeki önemli gelişmelerden birinin de derslik, şube ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarının azalması olduğunu ifade eden Yalçın, şube ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında OECD ortalamasına yaklaşıldığının görüldüğünü söyledi.

Bölgelere ve illere göre şube ve öğretmen başına düşen öğrenci oranlarının önemli oranda farklılık gösterdiğinin altını çizen Yalçın, "Öğretmen ataması ve derslik yapımında dezavantajlı bölgelere öncelik verilmesi gerekmektedir. Diğer bir husus ise halen ikili eğitim var olmaya devam etmektedir. Orta vadeli programda hedeflendiği gibi kısa sürede ikili eğitimin sona erdirilmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

- "Eğitim sistemlerindeki başarının anahtarı öğretmenler"

TIMSS ve PISA gibi uluslararası karşılaştırmalı çalışmaların, eğitim sistemlerindeki başarının asıl anahtarının öğretmenler olduğunu gösterdiğini belirten Yalçın, öğretmenlerin öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin, okul içi kaynaklar olarak tanımlanan müfredat, öğretim teknik ve materyallerinden daha anlamlı olduğunun altını çizdi.

Yapılan hesaplamalara göre, kamu eğitim sisteminde 80 bin civarında öğretmen ihtiyacı olduğunu kaydeden Yalçın, "Şubat 2016 verilerine göre 40 bin civarında norm fazlası öğretmen vardı. Norm fazlası öğretmenlerin eş durumu gibi nedenler dolayısıyla ihtiyaç olan yerlere gidemeyeceği dikkate alındığında, öğretmen ihtiyacı yaklaşık 120 bine çıkmaktadır." dedi.

- "Öğretmen maaşları OECD ülkelerinden düşük"

Hazırladıkları raporda öğretmen maaşları konusunu da ele aldıklarını belirten Yalçın, Türkiye'deki öğretmenlerin ücretlerinin OECD ülkelerinden daha düşük olduğunu söyledi. Yalçın OECD ülkelerinde göreve yeni başlayan bir öğretmenin, yıllık ortalama kazancının 32 bin dolar olduğunun altını çizerek, Türkiye'de ise bu rakamın 27 bin dolar civarında olduğunu kaydetti.

Yaptıkları araştırmalara göre, öğretmenlerin önemli kısmının aldıkları ücretlerden memnun olmadığını ve mesleki kıdem arttıkça memnuniyetsizliğin de arttığını savunan Yalçın, şöyle konuştu:

"OECD ülkelerinde 15 yıllık deneyime sahip bir öğretmenin ortalama yıllık kazancı, başlangıç seviyesinin yaklaşık olarak 12 bin 500 dolar üzerine çıkarak, 45 bin dolar seviyesine ulaşmaktadır. Türkiye'de ise 15 yıllık bir öğretmenin yıllık kazancı başlangıç seviyesinden yaklaşık 3 bin dolar artarak 30 bin dolar seviyesine ulaşmaktadır. Öğretmen maaşlarının tecrübeye göre artışı açısından Türkiye, tüm OECD ülkeleri arasında en sonlarda yer almaktadır."

- "Sözleşmeli çalışma esası sonlandırılmalı"

Yalçın sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının öğretmenler arasında bir ayrıma neden olduğunu belirterek, "Sözleşmeli öğretmenlik öğretmenlerin özlük haklarında bazı eksikliklere neden olmaktadır. Kamu görevlileri arasında diğer meslek gruplarında olmayan sözleşmeli çalışma esası bir an önce sonlandırılmalı, dezavantajlı bölgelerde öğretmenleri çalıştırmak için zorlama yerine teşvik edici mekanizmalar geliştirilmelidir." dedi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi başkanlığındaki panelde, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zafer Çelik, Yükseköğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ömer Açıkgöz konuşmacı olarak yer aldı.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.