• BIST 94.282
  • Altın 144,948
  • Dolar 3,5605
  • Euro 3,8714
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • MEMURUN MESAİ SAATLERİ DEĞİŞİYOR
  • İşçiye zam : Enflasyon + yüzde 4
  • İstanbul'da yüzlerce polis sokağa indi
  • MEMURUN MESAİ SAATLERİ DEĞİŞİYOR
  • İşçiye zam : Enflasyon + yüzde 4
  • İstanbul'da yüzlerce polis sokağa indi

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK SÖMÜRÜSÜNE SON VERİLSİN!

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK SÖMÜRÜSÜNE SON VERİLSİN!
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK SÖMÜRÜSÜNE SON VERİLSİN!

Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi Bekir BİRBİÇER, PISA sonuçlarının eğitim sistemimizin sorunlarını gündeme getirmesi açısından olumlu olduna dikkat çekerek, "Eğitim sistemimizin aksayan tüm yönlerini ve mevcut eğitim paradigmasının olumsuzluklarını ayrı başlıklar altında uzun uzun ele alabiliriz ancak en can yakıcı sorunlardan biri olan eğitim çalışanlarına dair yaşamsal sorunları görmezden gelerek, PISA sıralamasında 70 ülke içinde neden sonlarda olduğumuzu asla anlayamayız." dedi Açıklamda şu ifadeler kullanıldı:

 

Geçtiğimiz hafta açıklanan PISA sonuçlarıtüm hararetiyle tartışılmaya devam ediyor. Kimi çevrelerin, dışgüçlerin ülkemiz üzerinde gerçekleştirdikleri bir algıoperasyonu gibi göstererek komplocu bir yaklaşımla topu taca, sorumluluğu başkalarının sırtına atma girişimlerini göz ardıedersek, PISA sonuçlarıeğitim sistemimizin sorunlarınıgündeme getirmesi açısından olumlu oldu. 

Fakat sorunlar tartışılırken öğretmenlerin mali ve özlük haklarının yetersizliği,  öğretmenniteliğinin arttırılmasıöne çıkarken MEB’in ücretli statüde çalıştırdığıöğretmenlere reva gördüğüçalışma şartlarının ve ücret politikasının bizzat verimliliği ve kaliteyi törpüleyen bir sömürümekanizmasına dönüştüğühiçkonuşulmuyor.

MEB’in tüm branşlarda şu an yaklaşık 100 bin civarında öğretmene ihtiyacıolmakla birlikte atama bekleyen 350 binden fazla öğretmen adayıbulunuyor. Bu öğretmenlerin yaklaşık 60 bini ücretli öğretmen olarak okullarda görev alıyor. Bu binlerce öğretmen çalıştıklarıokullarda kadrolu olan öğretmenlerle aynıişi yapmalarına rağmen sadece girdikleri dersin ücretini alabiliyorlar. Ücretli öğretmene, çaresizliği istismar edilerek uygulanan, vicdanıolan insanıisyana sürükleyecek adaletsiz ve acımasız uygulamayı, empati yapabilmeyi kolaylaştırmak açısından şu şekilde belirtelim;

Haftada 30 saat derse giren bir ücretli öğretmen olarak elinize geçen para 1000-1200 lira arasında değişiyor. Ayda yaklaşık 300 dolara tekabül eden, kadrolu öğretmenlerin maaşının dışında sadece ek ders karşılığıaldığıbir ücretle, onların yaptıklarıişin aynısınıyapıyorsunuz. 30 saat bile derse girseniz SGK’nız yarım veya eksik yapılıyor ve üstünükendiniz tamamlamak zorunda kalıyorsunuz. Yönetmeliğe göre nöbet tutmamanız gerekirken çoğu okulda nöbet tutarsınız ama kadrolu öğretmenlerin aldığınöbet ücretinden dahi mahrum bırakılırsınız. MEB ve ÖSYM’nin sınavlarında görev verilecek kadar güven duyulmazsınız. Okulda açılan yetiştirme ve destek kurslarında, size öncelik verilmemekle birlikte, kurs açarsanız kadrolu öğretmen 20 tl alırken siz 10 tl ücret alabilirsiniz. Ayrıca kadrolu öğretmen haftalık girdiği derslerle birlikte 40 saate kadar kursa girebilirken siz 30 saatten fazla derse, isteseniz de giremezsiniz. Yarıyıl tatili, yaz tatili ve sair tatillerde veya sevk, izin, rapor durumunda derse giremediğiniz için ücretinizi alamazsınız. Sınıf rehber öğretmenliği veya kulüp görevi verilirse yine ücretini alamazsınız. Kadrolu öğretmenler bu tür işlerin ücretini ayrıca alırken siz fahri olarak yapmak zorundasınız. Ödenen ücretiniz ek ders ücreti üzerinden ödeniyor gözükür fakat yapılan kesintilerle onu bile tam alamazsınız.

Aldığınız ücretin ve özlük haklarınızdaki bu korkunçadaletsiz durumun yanısıra çalıştığınız okulda kendinizi eğreti görürsünüz. Veli tarafından sîgâya çekilir ve zaman zaman kendinizi veli tarafından işiniz öğretilirken bulabilirsiniz. Öğrenciler nezdinde de genelde okullarınızın en sevilen öğretmenleri arasında yer almanıza rağmen diğer öğretmenler tarafından acemi öğretmen statüsünde görüldüğünüz gibi boşkadronun dolmasıyla her an işsiz kalabilme ihtimalinden dolayıda çalıştığınız okula aidiyet hissi geliştiremeden çalışmak zorunda kalırsınız. Bu şartlardaçalışırken bırakın işinize odaklanabilmeyi, sizden verimlilik ve üst düzey başarıbeklenmesi de abesle iştigalden başka bir şey değildir.

Vasıfsız bir işçinin insanca yaşama sınırının çok altında, asgarîücret olarak 1350 tl, aldığıbir vasatta üniversite mezunu bir öğretmen adayının onun da altında bir ücretle çalıştırılmasıutançla başımızıöne eğdiriyor. Seslerini duyurmaya çalıştıklarıforum siteleri dışında doğru dürüst hiçbir platformda sorunlarıtartışılmıyor bile. Oysa atanamadığıiçin 6-7 yıldır hatta on yıldır inanılmaz şartlarda ve geçim telâşesindeki on binlerce öğretmen, giderek zorlaşan ekonomik koşullarda bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor.

Özgür Eğitim-Sen olarak; Ücretli öğretmenlerin bahsettiğimiz koşullarda emeği sömürülerek, bir çeşit ücretli köleliğe tabii tutularak çalıştırılmasına bir an önce son verilmesini, ücretli öğretmenlerin mali ve özlük haklarının insani ve kabul edilebilir bir boyuta getirilmesini talep ediyoruz. Önce insanımıza gereken önemi verip hak ettiği değeri göstermeli ve hakkı, adaleti ayaklandırmalıyız. Eğitim sistemimizin aksayan tüm yönlerini ve mevcut eğitim paradigmasının olumsuzluklarını ayrıbaşlıklar altında uzun uzun ele alabiliriz ancak en can yakıcısorunlardan biri olan eğitim çalışanlarına dair yaşamsal sorunlarıgörmezden gelerek, PISA sıralamasında 70 ülke içinde neden sonlarda olduğumuzu asla anlayamayız.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Memurlara Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.