Erdoğan, çiftçi ve memurlara iki ayrı müjde verdi.

Erdoğan, çiftçi ve memurlara iki ayrı müjde verdi.

Kızılcahamam’da AK Parti’nin ’30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçi ve memurlara iki ayrı müjde verdi.

Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Kur ve enflasyondan kaynaklanan maliyet artışları ile izah edilemeyecek düzeyde fiyat artışı yaşanan her kalemi mercek altına aldık.” ifadelerini kullandı.

“85 MİLYON VATANDAŞIMIZIN HAYATI OLUMLU YÖNDE DEĞİŞTİ”

Türkiye’nin geçmişte, istismar siyasetinden, etnik ve inanç kökenli ayrıştırma siyasetinden çok çektiğini kaydeden Erdoğan, “Milletimizin bu kavgalar yüzünden ödediği bedellerin telafisi için 20 yıldır gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’ye çağ atlattığımızı söylüyoruz. Verdiğimiz demokrasi ve kalkınma mücadelesi 85 milyon vatandaşımızın hayatını olumlu yönde değiştirmiştir. Bunları kifayetsiz muhterislere rağmen başardık. Onlara rağmen Türkiye’yi bölgesinin lider, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Bunu da başaracağız” şeklinde konuştu.

“HER ZAMAN SÖYLEDİĞİMİZ ADIMI ATIYORUZ”

“Son dönemde bize NATO’nun genişlemesi konusunda esnek olmayı telkin edenlerin terör örgütleriyle ilişkisini sorgulamaktan ısrarla kaçışı, kararlı duruşumuzun doğruluğunu ispatlamaktadır” diyen Erdoğan, “Batı’nın kendi güvenlik ve refahını koruma üzerine kurduğu küresel yönetim sistemi, siyasi ve ekonomik boyutuyla çatırdıyor. BM güvenlik Konseyini reforme edelim diyorlar, daimi üye geçici üye artık bunun olmayacağını, olamayacağını konuşmaya başladılar. Allah ömür verirse onu da göreceğiz. Dediğimize gelecekler. Küresel ekonominin üretim ve tedarik zincirlerdeki bozulmayla başlayıp finansal dengesizliklerle giderek genişleyen yıkıcı etkilerini yakından takip ediyoruz. İşte Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi BM Güvenlik Konseyi herhangi bir şeyi başarabiliyor mu? Herhangi bir kararı alabiliyor mu? Bütün bu olaylar karşısında Ukrayna ile ilgili verebildikleri karar var mı, yok, Rusya işle ilgili de yok. Zaten olmaz ki Rusya ve BM Güvenlik Konseyinin bir üyesi. İki dudağının arasından ne çıkarsa BM Güvenlik Konseyi’nin alacağı kararı tersine çeviriyor. Olay bu kadar basit. Öyleyse şimdi biz, her zaman söylediğimiz adımı atıyoruz” dedi.

“SIKINTILARI HAFİFE ALMIYORUZ”

Türkiye’nin yeni ekonomi modeliyle ilgili konuşan Erdoğan, “Yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme esasına dayalı Türkiye ekonomi modeliyle bu sıkıntılı süreci ülkemiz için avantaja çevirecek adımları atıyoruz. Ülkemiz için avantaja çevirecek adımları atıyoruz. Gelişmiş ülkeler bile küresel buhran karşısında kendi iç işlerine kapanırken, biz dünyaya daha çok açılıyor hedeflerimizin çıtasını daha yükseğe taşıyoruz. Ülkemiz Suriye kaynaklı düzensiz göçü başarıyla yürütürken Ukrayna savaşı ardından Avrupa’nın yaşadığı paniği ibretle takip ediyoruz. Şeytanın bile aklına gelmeyecek nice, siyasi sosyal ve ekonomik oyunla ülkemizi karıştırmaya çalışanların kendi canlarının derdine düşerken sergilediği çaresizliği istihza ile izliyoruz. Bunları söylerken insanlarımızın günlük hayatlarında yaşadığı sıkıntıları asla hafife almıyor, görmezden gelmiyor, kulak arkası etmiyoruz. Tam tersine bir yandan küresel denklemler içinde ülkemize yol açmaya çalışırken diğer yandan da insanlarımız üzerindeki hayat pahalılığı yükünü azaltmanın çarelerini arıyoruz” açıklamasında bulundu.

“HAYAT PAHALILIĞINA SINIR ÇEKMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Kur ve enflasyondan kaynaklanan maliyet artışlarıyla izah edilmeyecek şekilde fiyat artışı yaşayan her kalemi mercek altına aldıklarını bildiren Erdoğan, “Konuttan ekonomiye, gıdadan elektroniğe, inşaat malzemesinden tekstile uzanan bir liste var. TÜİK verileri mayıs ayı verileri enflasyonun artık aşağı yönlü eğilime girdiğini göstermektedir. Petrol fiyatlarının 2-3 katına, doğalgazın 7-8 katına, kömürün 10 katına yükselmesin müsebbibi biz olmadığımız gibi bu ürünleri çoğunlukla dışarıdan ithal ettiğimiz için fiyat dalgalanmalarına karşı duyarlılığımız fazladır. Sadece biz değil bu ürünleri dışarıdan alan herkes aynı durumdadır. Piyasaların fiyatlandırma alışkanlığını değiştirmesini sağlayarak, hayat pahalılığına bir sınır çekmek için çalışıyoruz. Ücretliler başta olmak üzere her kesimden vatandaşımızın gelirlerini artırarak, aradaki farkı kapatacak programlar hazırlıyoruz. 2. Dünya Harbi sonrasında yaşadığı en büyük sarsıntıdan ülkemizi en az kayıpla çıkarmanın güçlüğünü biliyoruz. Vatandaşlarımıza ülkemizde bunu yapabilecek birikime, hazırlığa, iradeye sahip tek kadronun biz olduğumuzu söylüyoruz. Elini vicdanına koyan, aklını kiraya vermeyen, hırsı gözünü kör etmeyen, nefsine esir düşmemiş herkes bu hakikati görmektedir” diye konuştu.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçimlerle bir yıl kala böyle bir tabloyla karşı karşıya olmamız işimizi elbette zorlaştırıyor olabilir. 20 yıllık tarihimizde hiçbir işimiz, başarımız kolay olmadı. Hiçbir başarımız bize altın tepside sunulmadı. Biz bugünlere akrebin kıskacında yoğurularak geldik.”

ÇİFTÇİLERE MÜJDE

Çiftçilerle bir müjdeyi paylaşan Erdoğan, “Tarımsal faaliyetler hem çiftçilerimizin ana geçim kaynağı, hem 85 milyonun geleceğine güvenle bakabilmesinin garantisi olması bakımından stratejik bir sektördür. Dünyanın en önemli tahıl tedarikçileri, Rusya ve Ukrayna arasında ortaya çıkan savaş nedeniyle ortaya çıkan belirsizlik tarımda kendine özellikle yeterli olmayan ülkeleri çok ciddi şekilde tedirgin ediyor. Türkiye kendine yetecek ve hatta çoğu üründe dışarıya satacak kadar üretim yapan bir ülkedir. Salgın dönemi de bu gerçeği hiçbir gıda ürününü eksikliğini çekmeyerek gördük yaşadık. Tahıl, sebze ve meyve fiyatlarındaki dalgalanmalar üretim eksikliği değil bir kısmı maliyetlerin yükselmesinden, bir kısmı piyasa aktörlerinin bazılarının fırsatçılığa yönelmesinden kaynaklanıyor. Bu konuda yeni düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Gerçek ne olursa olsun muhalefet ve mandacı ekonomistler buğday ithal ediyoruz yaygarasını tekrarlamaktan geri durmuyor. Buğday başta olmak üzere çeşitli hammadde kademelerindeki yüksek ithalat sebebi kendi kendine yetersizliğimiz değil ülkemizin dünyanın en büyük gıda ihracatçılarından biri olmasıdır. Buğdayı kendi ihtiyacımız için değil onu işleyip tüm dünyaya ürün olarak satmak için ithal ediyoruz. Bu basit gerçeği göremeyenlerin hezeyanlarıyla zihni bulananların içlerini rahatlatacak bilgileri her fırsatta kamuoyuyla paylaşmaya özen göstermeliyiz. Çiftçilerimize sık sık dünyadaki olumsuz gelişmelere işaret ederek bir karış toprağı boş bırakmadan ekim yapmaları tavsiyesinde bulunmuştu. Yeni hasat dönemine girdiğimiz bu günlerde üretim bölgelerimizden mahsulün bereketli olduğu haberleri alıyoruz.

Üreticilerimize emeklerinin karşılığını vereceğine inandığım TMO’nun 2022 hasat döneminde yapacağı buğday ve arpa alım fiyatlarını ve teşvik fiyatlarını açıklamak istiyorum. Bu fiyatları belirlerken çiftçimizin alın terinin karşılığını alarak üretime devam etmesi yanında iç ve dış piyasa gelişmeleri ile arz güvenliği için ihtiyacımız olan stokların sağlanması hususlarını da dikkate aldık. Toprak Mahsulleri Ofisimiz, sert ekmeklik buğdaya bu yıl ton başına 6 bin 50 lira alım ve bin lira pirim bedeli olmak üzere toplam 7 bin 50 lira ödeme yapacaktır. Hayırlı olsun. Ofisimizin arpa alım fiyatı ise ton başına 5 bin 500 lira alım ve 500 lira pirim bedeli olmak üzere toplamda 6 bin lira olarak belirlenmiştir. Pirim ödemesinden ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi kayıt sistemine kayıtlı üreticilerimiz yararlanacaktır. TMO’nun alım rakamları diğer kamu kurum ve kuruluşları için referans olacak farklı fiyat uygulamalarına gidilmeyecektir. Üreticilerimiz TMO hububat, alım pirime ilave olarak Tarım ve Orman Bakanlığımızca ödenecek olan mazot, gübre ve sertifikalı tohum desteklerini almaya devam edeceklerdir. Destek bizden, gayret sizden, bereketi Allah’tan diyerek yeni hasat döneminin ve alım fiyatlarının çiftçilerimize, milletimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

MEMURLARA MÜJDE

Erdoğan, 3600 ek göstergeyle ilgili bir müjdeyi de paylaşarak, “Uzunca bir süredir çalışan ve emekli memurlarımız ile ilgili 3600 ek gösterge diye hazırlık yürütüyoruz ve meclisin takdirine sunma safhasına getirdik. Yarınki kabine toplantısı ardından yapacağımız millete sesleniş konuşmamızda bu hazırlığı detaylarıyla anlatacağım. Sadece daha önce söz verdiğimiz 4 meslek grubunu değil 5 milyonu aşkın memurumuzun ve emeklilerimizin tamamını ilgilendiren bir formülle bu sorunu çözdüğümüzün müjdesini paylaşmakla yetinmek istiyorum. Kuruluşundan bugüne partimizin çatısı altında emek veren herkesi şükranla yad ediyorum. Ebedi aleme irtihal eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Halen partimizde görev üstlenen kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Bu ekip için 2023 seçimleri elbette sınamadır daha önce 15 tanesini zaferle neticelendirdiğimiz sınavdır. Her birinize 2023’e kadar üzerinize düşenleri hakkıyla yaparak partimizi bir kez daha sandıktan birinci çıkaracağınıza tüm kalbimle inanıyorum. 30. istişare toplantımızın yeni bir seferberliğin ilk adımı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Sosyal yardım başvurusu nasıl yapılır? Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal yardım açıklamasının ardından detaylar belli oldu. Kabine Toplantısında açıklama yapan Erdoğan, ‘’Aile desteği ile ekonomik anlamda dezavantajlı ailelere yönelik 15 milyar liralık yeni paketi devreye alıyoruz.” dedi. Peki sosyal yardım başvurusu nasıl ve ne zaman yapılacak?

İhtiyaç sahibi ailelere sosyal yardım müjdesi verildi. Sosyal yardım bütçesini ek programlarla güçlendirildiğini kaydeden Erdoğan, “Sosyal yardım bütçemizi ek programlarla güçlendiriyoruz. 15 milyar liralık yeni paketi devreye alıyoruz.” dedi. Geçen yıl 98 milyar lira yardım yapıldığını açıklayan Erdoğan, bu yıl da yeni paketlerle ihtiyaç sahibi ailelere yardım yapılacağını açıkladı.

SOSYAL YARDIM MÜJDESİ VERİLDİ!

Sosyal yardım bütçesini ek programlarla güçlendirildiğini kaydeden Erdoğan, “Sosyal yardımlar konusunda müjde vermek istiyorum. Bu yıl Sosyal Yardım bütçemizi ek programlarla güçlendiriyoruz. Bu kapsamda aile desteği ile ekonomik anlamda dezavantajlı ailelere yönelik 15 milyar liralık yeni paketi devreye alıyoruz.” dedi.

SOSYAL YARDIM BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

Destek paketine başvurular e-Devlet üzerinden Haziran ayının 3. haftasında yapılacak. Detaylar belli oldukça bilgilendirme yapılacak. 

“GEÇEN SENE 98 MİLYAR LİRALIK YARDIM YAPTIK”

Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 98 milyar liralık sosyal yardımda ihtiyaç duyan her vatandaşımızın yanında olmuştuk. Bu yıl sosyal yardım bütçemizi ek programlarla daha da güçlendiriyoruz. Amacımız gelişen ve büyüyen Türkiye’nin refahının tüm kesimlerle paylaşılmasını sağlamaktır. Bu kapsamda ‘Türkiye Aile Desteği’ programıyla ekonomik olarak dezavantajlı ancak mevcut programlardan yararlanamayan kesimlere yönelik 15 milyar liralık yeni bir paketi daha devreye alıyoruz.

EĞİTİM DESTEĞİ DE VERİLECEK!

Önümüzdeki eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokullarına veya anasınıflarına çocuklarını kaydettiren aileler için de bir destek programı oluşturduk. Bu program çerçevesinde son bir yılda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yardımlarından faydalanmış olan aileler herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın çocuklarını okullara kaydettirebilecektir. Ana okulu anasınıfı yardım programının da hayırlı olmasını diliyorum.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.